Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın davalı tarafça ödenmediğini, davalı aleyhine faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı ile icra takibine itirazından sonra borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını ancak davalının ödeme planına da uymadığını ileri sürerek, itirazın iptaline, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacıdan faturaya dayanak olan hizmetleri almadıklarını, bu nedenle faturaları kabul etmediklerini, davacının fatura konusu malı teslim ettiğine...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N F E R A G A T N E D E N İ Y L E R E D D İ) .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : .... Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın davalı tarafça ödenmediğini, davalı aleyhine faturaya dayalı alacağın tahsili için icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı ile icra takibine itirazından sonra borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını ancak davalının ödeme planına da uymadığını ileri sürerek, itirazın iptaline, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacıdan faturaya dayanak olan hizmetleri almadıklarını, bu nedenle faturaları kabul etmediklerini, davacının fatura konusu malı teslim ettiğine dair irsaliyeleri dosyaya sunması gerektiğini, salt fatura düzenlenmesinin alacak hakkı doğurmayacağını savunarak, davanın reddine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İlk derece Mahkemesince; "...2018 yılında davalının, davacı tarafından düzenlenen 2.017.016,00 TL tutarında KDV hariç fatura bildiriminde bulunduğu, davalı şirkete ait 2018 yılı yevmiye defterine göre davacı şirkete 1.847.019,15 TL borcu mevcut olduğunun görüldüğü, yine bu kayıtlara göre davacı şirketin davalı şirket ile olan cari hesap hareketinin 2018 yılı sonu itibariyle, borç tutarının 5.278.249,89 TL, alacak tutarının 7.125.269,04 TL olup baki tutarın 1.847.019,15 TL olarak görüldüğü ve bu tutarın davacı tarafa ödendiğinin şirket kayıtlarından anlaşılamadığı, davalı her ne kadar faturaların tanziminin hizmetin ifasına kanıt olmayacağını bildirmiş ise de söz konusu faturaları defterlerine kaydeden vergi iadesinde kullanan davalının, borç alacak konusunda uyuşmazlık doğduğunda hizmetin ifasının kanıtlanmasını talep etmesinin yerinde olmadığı, aksine bu şekilde faturaların defterine kaydedilerek vergi iadesinde kullanılmasının hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi...Karar, aynı dairenin ....Karar), aksinin ve borcun ödendiğinin davalı tarafından ispatlanması gerektiği, davalının bu yöndeki delillerini dosyaya sunmadığı, bu haliyle alacağın davalı ticaret defterlerinde de görüldüğü üzere, 1.847.019,15 TL olduğu ve bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği, alacak likit olduğundan ve takibe haksız itiraz edildiğinden alacağın %20 si oranında hes...