DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 21/01/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin eski sahibi ...'in 15/01/2018 düzenleme tarihli, 16/02/2018 vade tarihli, 100.000,00 EURO bedelli bonoyu kendi eliyle tanzim edip davalıya verdiğini, müvekkili şirketini de borçlu göstermek için şirkete ait kaşeyi bono üzerin ebastığını, oysaki senet üzerindeki düzenleme ve vade tarihlerinin gerçeği yansıtmadığgını, geçmiş tarihli bono düzenlendiğini, kaldı ki kaşenin müvekkili şirkete ait olmayip sahte olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin 03/01/2018 tarihinde tescil, 11/01/2018 tarihinde de ilan edilen bir şirket olduğunu, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/27 Esas KARAR NO : 2019/116 MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/973 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 21/01/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin eski sahibi ...'in 15/01/2018 düzenleme tarihli, 16/02/2018 vade tarihli, 100.000,00 EURO bedelli bonoyu kendi eliyle tanzim edip davalıya verdiğini, müvekkili şirketini de borçlu göstermek için şirkete ait kaşeyi bono üzerin ebastığını, oysaki senet üzerindeki düzenleme ve vade tarihlerinin gerçeği yansıtmadığgını, geçmiş tarihli bono düzenlendiğini, kaldı ki kaşenin müvekkili şirkete ait olmayip sahte olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin 03/01/2018 tarihinde tescil, 11/01/2018 tarihinde de ilan edilen bir şirket olduğunu, bu şirketin ... tarafından devir alındığını ve devrin 19/07/2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, şirketin kuruluş sermayesinin toplamının da 30.000 TL olup bunun yalnızca 7.500 TL'sinin tescilden önce ödendiğini, kuruluş sermayesi bu kadar küçük olan şirketin nasıl bir faaliyette bulunmuş da bu miktarda borç altına girmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öte yandan senet alacaklısı şahsın da benzer bir olay nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığını ve 10 yıl hapis cezasına mahkum edildiğini belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, kararın kesinleşinceye kadar takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını, bir şirketin birden fazla kaşesinin bulunabileceğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın İİK'nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu, İİK'nun HMK'ya göre özel kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, söz konusu bu davada HMK'nun 209.maddesi uyarınca tedbir kararı verilemeyeceği, öte yandan İİK 72/3'teki şartların da bulunmadığı gerekçeleriyle İİK 72 ve HMK 209'a dayalı tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; davanın ihtiyati haciz aşamasında açıldığını, sadece borcun olmadığı iddia edilmeyip ayrıca sahtelik iddiasında da bulunduklarını, senetten takiple haberdar oldukları için takipten önce menfi tespit davası açamayacaklarını, mahkemenin İİK 72/3'e göre talebi reddettiğini, ancak HMK 'nun 209.maddesi uyarınca da takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 19.HD'nin 17/05/2012 tarihli ve Yargıtay 12.HD'nin 13/12/2012 tarihli kararları uyarınca HMK'nun 209.maddesinin gözetilmesi gerektiğini, öte yandan senette...