Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 06/12/2016 tarihli "Tasarım, Tedarik ve Kurulum Sözleşmesi" imzalandığını, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, müvekkillerinden ... tarafından davalıya 60 günlük gecikmeden dolayı 360.000,00 Euro gecikme cezasının tahakkuk ettirildiğini, testlerin gerçekleştirilmesi aşamasında VDGS'ye ilişkin birçok ayıbın meydana geldiğini, davalıya ayıpların giderilmesi için kendisiyle görüşülerek Eylül ayının sonuna kadar ek süre verildiğini, verilen ek süreye rağmen davalının söz konusu ayıpları gidermediğini, müvekkili ... tarafından davalıya toplam 6.000.000,00 Euro...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1454 KARAR NO: 2020/1081 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2020 NUMARASI: 2020/357 Esas DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ: 13/10/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 06/12/2016 tarihli "Tasarım, Tedarik ve Kurulum Sözleşmesi" imzalandığını, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, müvekkillerinden ... tarafından davalıya 60 günlük gecikmeden dolayı 360.000,00 Euro gecikme cezasının tahakkuk ettirildiğini, testlerin gerçekleştirilmesi aşamasında VDGS'ye ilişkin birçok ayıbın meydana geldiğini, davalıya ayıpların giderilmesi için kendisiyle görüşülerek Eylül ayının sonuna kadar ek süre verildiğini, verilen ek süreye rağmen davalının söz konusu ayıpları gidermediğini, müvekkili ... tarafından davalıya toplam 6.000.000,00 Euro ödeme yapıldığını, sözleşmeler arası vergisel yükümlülük dağılım neticesinde müvekkili ...'ın 48.121,70 Euro müspet zarara uğradığını, müvekkili ... tarafından ikame edilen dava konusu sözleşmeye aykırı eylemler nedeniyle uğranılan zararlar ile sözleşme uyarınca hak kazanılan alacaklara ilişkin davalı veya üçüncü bir şahıs tarafından verilmiş herhangi bir teminat olmadığını belirterek, davalının malvarlığı üzerine 2004 sayılı kanunun 257.maddesi uyarınca gerekli teminatsız olarak, Mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama neticesinde davanın kabulü ile, şimdilik 1.159.976,80 TL ve 3.500.224,02 Euro tutarındaki alacağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Mahkemece 17/07/2020 tarihli ara kararla, davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak iddia olunan, geç teslim ve ayıp nedeniyle uğranılan zarar ve ceza-i şart alacağının varlığı ve miktarı ile muacceliyeti yönünden yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığı gerekçesiyle, HMK 390/3 ve İİK'nun 258/1 fıkraları uyarınca davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan şartların ve yaklaşık ispat koşulunun somut olayda mevcut olduğunu, müvekkili şirketin alacağının rehinle teminat altına alınmadığını, mahkemenin alacağın ve ihtiyati haciz sebepleri varlığına kanaat getirmesinin yeterli olduğunu, taraflarınca delil sunulmasının yeterli olup, alacak ilişkisinin varlığının dahi tam olarak ispatının aranmadığını, davalıya yapılan 4.133.058,93 Euro ödemenin swift belgesiyle ispatlandığını, 600.000 Euro gecikme tazminatının sözleşmenin 23.2 maddesi ile ispatlandığını, davalının tedarik ettiği ürünl...