Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı ... Anonim Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün resen terkin işlemi, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2152 KARAR NO: 2022/72 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/06/2021 NUMARASI: 2018/929 Esas - 2021/514 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2022 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı ... Anonim Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün resen terkin işlemi, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, tüzel kişilerin sicilinden silinmesi tüzel kişiliğini maddi anlamda sona erdirmeyip, tüzel kişiliğin sona erebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekliliği ve yine TTK Geçici Madde 7'deki her ne kadar ilgililerin dava açma süresi 5 yıl ile sınırlandırmışsa da yine aynı maddede, terkin edilen şirketlere ait menkul ve gayrimenkullerin hazineye intikal süresinin 10 yıl olarak belirlemesi dikkate alındığında bu beş yıllık sürenin somut olayda ihyaya engel teşkil etmeyeceğini, şirketin ihyasına karar vermek gerekmekle birlikte, şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden ek tasfiye sıfatıyla ne de tasfiye halinde iken resen terkin edilmemiş olduğundan tasfiye halinde sıfatıyla ihyası mümkün olmayıp, ancak sadece ihyasına karar verilmesi gerektiği, tasfiye hususunun şirketin ortaklarının yetkisinde olduğu gerekçesiyle şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; müvekkili sicilin, dava konusu işlemi hukuka uygun olduğu hâlde, davanın kabulüne karar verilmesi; müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,kararın hüküm kısmındaki tereddütlü ifadenin açıklığa kavuşturulması gerekliliğini ve söz konusu karar açıklığa kavuşturulduktan sonra kararda dava konusu şirketin tamamen açılmasına ilişkin bir karar verildiği sonucuna ulaşılırsa da; bu şekilde sermayeden münfesih şirketlerin ti...