Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...İDDİA: Davacı vekili, mahkememize verdiği 14/10/2014 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: Davalı banka tarafından önceki tarihte müvekkil hakkında İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2014/11104 Esas sayılı dosyasıyla bonoya dayalı 10 örnek icra takibi yaptığını, müvekkil keşideci olarak gösterildiğini ve senet metnine müvekkil adına imza atıldığını, oysaki müvekkilin böyle bir senet düzenlemediğini, senetteki imzanın müvvekkile ait olmadığını, müvekkilin keşide edilen senetle hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, davalı tarafça müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını beyanla...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/165 KARAR NO : 2022/21 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2018 NUMARASI : 2014/1118 Esas, 2018/997 Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 06/01/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2022 Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...İDDİA: Davacı vekili, mahkememize verdiği 14/10/2014 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: Davalı banka tarafından önceki tarihte müvekkil hakkında İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2014/11104 Esas sayılı dosyasıyla bonoya dayalı 10 örnek icra takibi yaptığını, müvekkil keşideci olarak gösterildiğini ve senet metnine müvekkil adına imza atıldığını, oysaki müvekkilin böyle bir senet düzenlemediğini, senetteki imzanın müvvekkile ait olmadığını, müvekkilin keşide edilen senetle hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, davalı tarafça müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını beyanla müvekkil yönünden borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkil yönünden iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı taraf savunmasında: takibe konulan bononun ...'ın cirosu ile müvekkiline intikal ettiğini, bono üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, bu hususun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı vekili dava dilekçesinde: İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2014/11104 esas sayılı dosyası, her türlü yasal delillerini sunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde: delillerini bildirmemiştir. İzmir 8. İcra Müdürlüğün2014/11104 numaralı dosyaya ait ödeme emri, takip talep sureti ve takibe konu senet asıllarının dosyamıza istendiği görüldü. İNCELEME VE GEREKÇE : Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 07/03/2017 tarihli oturumunda dosyanın İstanbul adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş, İstanbul adli Tıp Kurumunun 12/06/2017 tarihli raporun sonuç bölümünde: " İnceleme konusu senetlerde ...'e atfen atılı borçlu imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu borçlu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'in eli ürün olup olmadığının tespit edilemediğini" bildirmiştir. Adli Tıp Kurumu raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin rapora karşı beyanda bulunarak Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Dire Başkanlığından rapora alınmasını talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili rapora karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkememizin 05/12/2017...