“Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin kabulüne dair Afyonkarahisar Baro Yönetim Kurulunun 12.08.2022 tarih ve 2022/... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 18.08.2022 tarih ve 6292 sayılı kararının, bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 15.09.2022 tarih ve 51018 sayılı kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 09.12.2022 tarih ve 18097 sayılı kararının iptali istemiyle Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve Afyonkarahisar Barosu Başkanlığına karşı açılan davada, uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk kuralının Anayasanın 13.ve 20. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından işin gereği görüşüldü: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ''Temel hak ve...
“Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin kabulüne dair Afyonkarahisar Baro Yönetim Kurulunun 12.08.2022 tarih ve 2022/... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 18.08.2022 tarih ve 6292 sayılı kararının, bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 15.09.2022 tarih ve 51018 sayılı kararına uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 09.12.2022 tarih ve 18097 sayılı kararının iptali istemiyle Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve Afyonkarahisar Barosu Başkanlığına karşı açılan davada, uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk kuralının Anayasanın 13.ve 20. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından işin gereği görüşüldü: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ''Temel hak ve hürriyetlerin niteliği'' başlıklı 12. maddesinde ''Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.'' kuralına ,''Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması'' başlıklı 13. maddesinde ''Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.'' kuralına, '' Özel hayatın gizliliği' başlıklı 20. maddesinde'' Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.'' kuralına yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 1. maddesinde avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 5. maddesinin (a) bendinde; "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak" avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış, 2. fıkrasında; birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmeyecekleri belirtilmiştir. Kişilerin mesleki hayatlarının onların özel hayatlarıyla sıkı bir irtibatının olduğu ve meslek hayatına yönelik tedbirlerin ya da müdahalelerin söz konusu olduğu dava süreçlerinde özel hayata saygı hakkının gündeme geldiği yadsınamaz. Dava konusu uyuşmazlıkta da mesleki hayata yönelik sınırlamanın ilgilinin ...