Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2021/24 · K. 2021/79
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 4/11/2021 Tarihli ve E: 2021/24, K: 2021/79 Sayılı Kararı

E. 2021/24K. 2021/7914 Aralık 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Anayasa’nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz”; üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek “suç ve cezanın kanuniliği” ilkesi getirilmiştir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır. Ceza yaptırımına bağlanan fiilin kanunun “açıkça” suç sayması şartına bağlanmış olmasıyla, suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerin şekli bakımdan kanun biçiminde çıkarılması yeterli olmayıp bunların içerik bakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olmaları gerekir. Bu açıdan kanunun metni, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır....

Karar Metni

“… Anayasa’nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz”; üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek “suç ve cezanın kanuniliği” ilkesi getirilmiştir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır. Ceza yaptırımına bağlanan fiilin kanunun “açıkça” suç sayması şartına bağlanmış olmasıyla, suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerin şekli bakımdan kanun biçiminde çıkarılması yeterli olmayıp bunların içerik bakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olmaları gerekir. Bu açıdan kanunun metni, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır. Bu nedenle, belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerekir. Suç ve cezada kanunilik ilkesinin tabi bir sonucu da ceza içeren kanunların uygulanmasında kıyasa başvurulamayacağıdır. Nitekim bu kural ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2/3. maddesinde de ‘Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.’ şeklinde ifade edilmiştir. Kıyas yasağına kuralına göre suç oluşturan fiillerin kanunda açıkça tanımlanması gerekmekte olup mevcut kanunların failin aleyhine olarak genişletici bir şekilde yorumlanması veya benzetme yapılması da mümkün değildir. Suç oluşturan fiillerin kanunda açık ve belirgin bir şekilde tanımlanması gerekliliği bireyin, söz konusu düzenlemenin lafzından hangi davranış veya ihmallerinin cezai sorumluluğuna yol açacağını teşhis edebilmesi veya öngörebilmesi ile sağlanmış olur. Somut olayda uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55/c maddesinde ise ‘c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle ve 55/c-1. maddesinde ise ‘Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak’ düzenlemesi yer almaktadır. Görüldüğü üzere maddenin (c) fıkrasında yer alan ‘özellikle’ ifadesi ile c-1 maddesinde yer alan ‘gibi iş ürünleri’ ifadeleri bir eylemin kanunda tanımı yapılmasa dahi kanunda tanımı yapılan eylemlere benzemesi halinde de yani kıyas yoluyla ceza verilebileceğini belirtmektedir. Yargısal yorum yoluyla bir kanun maddesi anlaşılabiliyor ise burada belirlilik ilkesi veya kıyas yasağına aykırılık olmayacağını Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında kabul ettiği göz önüne alınsa da yargılamaya konu somut olay bakımından geniş kapsamlı fiil, davranış veya durumların “özellikle” ve “gibi” kelimeleri nedeniyle yasanın kapsamına girebileceği ve geniş anlamda birçok fiil ve durumu da normun suç kapsamına aldığı, artık bu durumun yargısal yorum faaliyeti olarak kabul...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 55

II - Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 62

I - Cezayı gerektiren fiiller

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/51 · K. 2021/80

20 Aralık 2021

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2021/74

3 Aralık 2021

Anayasa Mahkemesi

E. — · K. 2021/86

14 Aralık 2021

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/37 · K. 2021/63

1 Aralık 2021

Anayasa Mahkemesi

E. 2019/77 · K. 2021/2

24 Şubat 2021

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/8 · K. 2021/40

13 Temmuz 2021