Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından işletilen ticari işletmenin davacılar tarafından satın alınması sebebiyle davalıya ödenen satış bedelinin istirdadı ve yine bu satış bedeli nedeniyle düzenlenen senetler sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit ve istirdat talebinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 16/04/2018 gün 2017/2691 Esas - 2018/2711 Karar sayılı ilamı ile "6100 sayılı HMK' nın geçici 3/2 maddesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun' un 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454....
T.C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/303 KARAR NO : 2018/909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2017 DOSYA NUMARASI : 2016/744 Esas - 2017/799 Karar DAVA : Borçtan Kurtulma Davası KARAR TARİHİ : 10/10/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından işletilen ticari işletmenin davacılar tarafından satın alınması sebebiyle davalıya ödenen satış bedelinin istirdadı ve yine bu satış bedeli nedeniyle düzenlenen senetler sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit ve istirdat talebinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 16/04/2018 gün 2017/2691 Esas - 2018/2711 Karar sayılı ilamı ile "6100 sayılı HMK' nın geçici 3/2 maddesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun' un 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceğini düzenlemiştir. Bu düzenleme nedeniyle dosyada 20/07/2016 tarihinden önce HMUK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HMUK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HMUK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa da ve sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HMUK hükümlerince temyize tabi olacaktır. HMK 3/2 maddesindeki ilk düzenlemede "Aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan" ibaresi değiştirilerek "Kararlar" ibaresi getirildiğinden bu değişiklik de bu sonucu gerektirmektedir." hukuki yorum, değerlendirme ve kabulde bulunduğu görülmüştür. Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi' nin 15/05/2018 gün 2018/2758 Esas -2018/1966 Karar sayılı ilamında aynı zamanda " Bölge Adliye Mahkemesi' nin göreve başlama tarihinden önce İlk Derece Mahkemesi' nce niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğundan ... " ibaresinin de bulunduğu görülmüştür. Yerel mahkeme tarafından verilen ve istinaf konusu edilen nihai karar 08/06/2017 tarihinde verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde bu tarihten önce Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 04/05/2016 tarih ve 2015/2456 Esas - 2016/1051 Karar sayılı kararı ile temyiz yolu açık olmak üzere görevsizlik kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğ...