Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici şirket vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ait akaryakıt istasyonunda akaryakıt pompasının kurulacağı yerin alt yapı işinin hazırlanıp bağlantılarının tamamlanıp teslim edildiği halde takibe konu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/1333 KARAR NO : 2018/1684 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2017 NUMARASI : 2016/60 Esas, 2017/474 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/12/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici şirket vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ait akaryakıt istasyonunda akaryakıt pompasının kurulacağı yerin alt yapı işinin hazırlanıp bağlantılarının tamamlanıp teslim edildiği halde takibe konu faturaya bağlanan iş bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı iş sahibi şirket ise cevap dilekçesi vermemiş ancak vekili duruşmada borcu kabul etmediklerini savunmuştur. Mahkemece, mail yazışmaları ve bilirkişi raporu esas alınarak davacının takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu, ancak takipten önce borçlunun temerrüde düşürülmediğini belirterek asıl alacak yönünden davanın kabulüne, işlemiş faiz talebin reddine dair karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Davalı iş sahibi şirket vekili istinaf talep dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, reddedilen alacak yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini, davalı şirket çalışanın şirket yetkilisi olmadığını, mail yazışmalarının sahte olduğunu, akdi ilişkiyi gösterir herhangi bir belge bulunmadığını, alacak için tek bir faturanın gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalının akdi ilişkiyi reddettiği, mahkemesince de mail yazışmaları ve bilirkişi raporuna göre akdi ilişkinin varlığı kabul edilmiştir. Dosyada yer alan mail yazışmaları ve bilirkişi raporu taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ile ilgili yeterli bilgiyi içermediği gibi niteliği itibariyle de mail yazışmaları kabul edilmedikçe delil olarak kabul edilemez. Ancak, davaya konu takip dayanağı faturanın davalı şirket tarafından (Ba) formunda ilgili Vergi Dairesi'ne beyan edildiği dosyada yer alan 29.12.2016 tarihli Form Ba Görüntüleme Ekranı başlıklı belge içeriğinden anlaşılmaktadır. İdareye beyan edilmiş olmakla faturanın taraf ticari defterine kaydedildiğinin kabulünü gerektirir. Dolayısıyla takip dayanayağı fatura taraf ticar...