15.9.2023 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 13/7/2023 Tarihli ve E: 2023/117, K: 2023/121 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“Davacı vekili; müvekkilinin tapu ile maliki bulunduğu bulunduğu Zonguldak İli, Merkez, Dilaver Mahallesi, 1013 ada 1 nolu parsel üzerinde bulunan 4 adet bina ve eklentilerinin davalıların hatalı kömür üretimi nedeniyle oluşan tasmandan dolayı meydana gelen çökmeler sebebiyle hasar görerek tamamen kullanılamaz hale geldiğini, mahkememizin 2010/190 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile zarar ve nedenlerinin tespit edildiğini belirterek, yıkım, enkaz nakliye ve yeniden inşadan dolayı uğradığı zararlardan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup 10.000,00.-TL zararın tespit tarihi olan 06/12/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TTK Genel Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazın 3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun hükümleri uyarınca tespit ve tescil edildiğini, bu kanun hükümleri uyarınca taşınmaz malların sahiplerinin maden işletmeciliği sebebiyle meydana gelen zararlardan dolayı bir hak ve tazminat talep edemeyeceklerini, ayrıca rödövans işletmecisi diğer davalı ile yapılan sözleşmenin 15. maddesi hükmü uyarınca üretim faaliyetleri esnasında işletmeci tarafından özel kişiye veya kamuya ait mallara veya taşınmazlara verilecek her türlü zararın sorumluluğunun işletmeciye ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Demir Mad. Pet. Ür. İnş. Tur. Nak. San. Tic. A.Ş. vekili; dava konusu taşınmazın 3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun hükümleri uyarınca tespit ve tescil edildiğini, bu kanun hükümleri uyarınca taşınmaz malların sahiplerinin maden işletmeciliği sebebiyle meydana gelen zararlardan dolayı bir hak ve tazminat talep edemeyeceklerini, davalılar arasındaki sözleşmenin davalı TTK ile müvekkili arasındaki iç ilişkiyi düzenlediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce 2011/255 E 2013/411 K sayılı karar ile dava konusu yapının bulunduğu taşınmazın 13/12/2011 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun kapsamında kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş karar yasa yollarından geçerek 27.12.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tarafın başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi'nin 01.12.2022 tarihli kararı ile davacının mülkiyet hakkının ihlalinin ve sonuçlarının giderimi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu değerlendirilmesi yapılmıştır., Mahkememizce dosya yeni esasa kaydedilerek yargılamaya başlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1. Maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun ola...