Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1)99 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, sürekli işçilere 4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesine aykırı olarak çalışılmayan hafta ve genel tatil günlerinde yıpranma ödenmesi sonucu oluşan toplam 499.552,28 TL. kamu zararının tazminine hükmolunmuştur. Sorumlu savunmasında, Toplu İş Sözleşmesinin "Yıpranma Primi" başlıklı 96 ncı maddesinde yer alan "Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca bir ödemeyi etkilememek kaydıyla; (...) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20'si, diğer işçilere ise %15'i oranında yıpranma primi ödenir" hükmü bağlamında yıpranma priminin, senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemesi, diğer günler için ise ödenmesi gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanununun 45 inci maddesi uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin 96 ncı...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1)99 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, sürekli işçilere 4857 sayılı Kanunun 50’nci maddesine aykırı olarak çalışılmayan hafta ve genel tatil günlerinde yıpranma ödenmesi sonucu oluşan toplam 499.552,28 TL. kamu zararının tazminine hükmolunmuştur. Sorumlu savunmasında, Toplu İş Sözleşmesinin "Yıpranma Primi" başlıklı 96 ncı maddesinde yer alan "Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca bir ödemeyi etkilememek kaydıyla; (...) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20'si, diğer işçilere ise %15'i oranında yıpranma primi ödenir" hükmü bağlamında yıpranma priminin, senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemesi, diğer günler için ise ödenmesi gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanununun 45 inci maddesi uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin 96 ncı maddesi hükümlerinin tatbikinin kaçınılmaz olduğunu, Ayrıca, genel kabulün yasalarla işçilere tanınan hakların asgari sınırı gösterdiği, bu sınırın altına inilemeyeceği, fakat belirlenen sınır aşılarak işçiye daha fazla haklar verilmesine bir engel bulunmadığı yönünde olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.1978 tarihli 10-3435 E.23 sayılı Kararında "İş hukukuna egemen bulunan ilkelerden biri de kuşkusuz işçiyi koruma ilkesi olup, yasa ile getirilen düzenleyici kuralların ve gerekse tarafların yani işçi veya hak sahipleri ile işveren arasındaki ilişkilere ait irade açıklamalarının yorumunda bu ilkenin ışığında hareket edilmesi zorunludur.'* demekle müphem durumlarda işçi lehine yorum ilkesini benimsediğini, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun 60.maddesi doğrultusunda toplu hak uyuşmazlıklarının mahkeme aracılığı ile çözümlenmesi için öngörülen ve tespit davasının özel bir türü olan yorum davasının mahkemece karara bağlanması amacı ile Yol-İş Sendikasına dava açıldığını, Bursa 8. İş Mahkemesinin 2013/2 D.İş ve 2013/3 sayılı Kararı ile "Uyuşmazlığa konu toplu iş sözleşmesinin, 96. Maddesinin hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde yıpranma priminin hesaba katılması şeklinde yorumlanmasına bu şekilde toplu iş sözleşmesinin bu maddesinin toplu iş sözleşmesindeki düzenlemeye göre yorumlanmasına, nispi emredici mahiyetteki 4857 sayılı İş Kanunu 50.maddesinin değerlendirmede dikkate alınmamasına" hükmedildiğini, benzer konuda Antalya 1.İş Mahkemesinin 2012/163 Esas ve 2012/352 sayılı kararının Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin 2012/22924 Esas ve 2013/10577 sayılı Kararı ile onanmış bulunduğunu, yukarıda açıklanan mevcut hükümler birlikte değerlendirildiğinde söz konusu tazminin kaldırılmasını talep etmektedir. Sayıştay Başsavcılığı; “Ortaya konulanlar Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” Şeklinde görüş belirtmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçilere, 394 sayılı Hafta Tatili Hakkı...