Duruşma talep eden dilekçi, duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır. Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1-1302 sayılı ilamın 2.maddesi ile; Karaman ili Vali Yardımcıları Yılmaz ŞİMŞEK ve Mehmet YÜCE ile Kaymakam Mehmet DEMİR’e Ermenek Kaymakamlığına vekalet ettikleri dönemlerde; 5302 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince ödenen ödeneğin hem kendi ilçeleri hem de vekalet ettikleri ilçe için ayrı ayrı ödenmesi nedeniyle 2.013,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi 2,3 ve 4.maddelere ilişkin olarak vermiş olduğu dilekçesinde özetle;İlçe özel idaresine başkanlık etmenin ve ilçe özel idaresinin iş ve işlemlerini takip etmenin kaymakamın görev ve yetkilerinin...
Duruşma talep eden dilekçi, duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır. Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1-1302 sayılı ilamın 2.maddesi ile; Karaman ili Vali Yardımcıları Yılmaz ŞİMŞEK ve Mehmet YÜCE ile Kaymakam Mehmet DEMİR’e Ermenek Kaymakamlığına vekalet ettikleri dönemlerde; 5302 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince ödenen ödeneğin hem kendi ilçeleri hem de vekalet ettikleri ilçe için ayrı ayrı ödenmesi nedeniyle 2.013,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi 2,3 ve 4.maddelere ilişkin olarak vermiş olduğu dilekçesinde özetle;İlçe özel idaresine başkanlık etmenin ve ilçe özel idaresinin iş ve işlemlerini takip etmenin kaymakamın görev ve yetkilerinin dışında olduğunu söz konusu ödeneğin özel idarenin iş ve işlemlerinin takibi karşılığında verildiğini, her ne kadar aynı bütçeden ödense de il özel idaresinin Valilik ve Kaymakamlıkların dışında tüzel kişiliğe sahip bir kuruluş olduğunu, her ilçede ayrı ayrı bölümlerinin bulunduğunu, iş ve işlemlerin her ilçede farklılık arz ettiğini, Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığının 2007/70 sayılı genelgesi ve hukuk müşavirinin görüşünün mevcut olduğunu buna dayanarak idarece ödeme yapıldığını, Velev ki yanlış ödeme yapılmışta olsa Yargıtayın 1973 tarihli içtihadı birleştirme kararma göre kişinin gerçek dışı beyanı ve hilesi olmaksızın yapılan ödemelerin en çok 90 gün içerisinde geri istenebileceğini, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, genel bir kanun, 5440 sayılı Kanunun ise hem özel bir kanun, hem de daha sonra çıkartılmış olduğunu, 5440'a aykırı olan eski ve genel kanun hükümlerinin uygulanamayacağının genel hukuk kuralı olduğunu, mevzuata aykırı ödeme yapılmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir. Savcılık; “ (Temyiz başvurusu ilamın 3, 4 ve 5. maddelerine yapılmış ise de konu ve sorumluluk yönüyle bakıldığında, başvurunun 1362 nolu ilamın 2, 3 ve 4. maddelerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.) Dilekçede özetle, birden fazla ilçeye bakan Kaymakamın almış olduğu özel idare ödeneğinin mükerrer olduğu gerekçesiyle adına tazmin hükmolunduğu, oysa yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu ve İçişleri Bakanlığının konuya ilişkin 2007/70 sayılı Genelgesi esas alınarak yapıldığı, ayrıca 2009 yılında yapılmış olan ödeme yersiz olsa dahi Yargıtay'ın 1973 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına göre geri istenemeyeceği ileri sürülmekte ve tazmin hükmünün kaldırılması istenilmektedir. Daire kararında da belirtildiği üzere yapılan ödemenin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Ödemeye dayanak olarak gösterilen Genelge, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 2005/ 99 sayılı Genelgesi ile Hukuk Müşavirliğinin 30.06.2006 tarih ve 6643 sayılı görüşü arasındaki çelişkiyi gidermek üzere çıkarılmış olup, kural koyucu ve emredici nitelikte hukuki bir işlem değildir. Öte yandan h...