Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1519 sayılı İlam’ın 10 uncu maddesi ile, Hukuk Müşavirliğinde görevli avukatlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde öngörülen limiti aşan miktarda vekalet ücreti verilmesi nedeniyle 10.867,00-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, Vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu ile ihdas edildiğini ve yükümlüsü ile hak sahibinin yine bu kanunla düzenlemiş olduğunu; bu nedenle, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevlerin karşılığında 657 sayılı DMK ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi ve bir yarar sağlanması yasaklanmış olmasına rağmen belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin kanun hükümlerinin saklı tutulduğunu; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda yer alan “Avukatla iş...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1519 sayılı İlam’ın 10 uncu maddesi ile, Hukuk Müşavirliğinde görevli avukatlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde öngörülen limiti aşan miktarda vekalet ücreti verilmesi nedeniyle 10.867,00-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, Vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu ile ihdas edildiğini ve yükümlüsü ile hak sahibinin yine bu kanunla düzenlemiş olduğunu; bu nedenle, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevlerin karşılığında 657 sayılı DMK ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi ve bir yarar sağlanması yasaklanmış olmasına rağmen belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin kanun hükümlerinin saklı tutulduğunu; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda yer alan “Avukatla iş sahibi arasında aksine sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olduğu” şeklindeki hükmün yürürlükte olduğu dönemde, Avukatlık Kanunu’nun bu hükmüyle karşı tarafa yüklenen ve Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen kanuni vekalet ücreti hakkında müvekkil ve vekil arasında aksine bir sözleşme yapılabilmesi mümkün kılındığında; 657 sayılı DMK 146/III maddesiyle vekalet ücretinin yıl içinde belirli bir limit dahilinde avukatlara dağıtılacağına dair aksine özel bir düzenleme yapıldığını ve bu özel düzenlemenin, vekalet ücreti bakımından vekil ile müvekkil arasında yapılan aksine bir sözleşme gibi olduğunu; 02.05.2001 tarihli ve 4667 sayılı kanun ile Avukatlık Kanunu’nda yapılan değişiklikle “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karış tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir” şeklinde bir hüküm getirildiğinden, artık 675 sayılı DMK’nın 146/III maddesindeki vekalet ücretinin tamamının avukata ait olmayacağına dair aksine özel hükmünün (limit getiren hükmün) uygulanma kabiliyetinin kalmadığını; 03.07.2005 tarihi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Uygulanmayacak Hükümler” üst başlıklı 84’ncü maddesi ile; “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; (……..) 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun hükümleri uygulanır” hükmü; Yine 5393 sayılı Belediye Kanununun 82’nci maddesi ile de, “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara(49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dahil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapanlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” hükmü getirildiğini; Vekalet ücretine limit getiren hükmün sadece 657 sayılı DMK’da bulunduğunu; Diğer bir ifade ile, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun atıf yaptığı 1389 sayılı Kanunda vekalet ücretine limit getiren bir hüküm b...