Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 424 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle; Mariç-Belbir ve Marmaris Belediyesinde işçi olarak çalışmış olan Mustafa Çakır'a kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının yersiz ödendiği gerekçesiyle 32.181,00 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde: 1-Birlik personeli Mustafa Çakır'ın hizmetine ihtiyaç kalmadığından kendisine yapılan teklif ile karşılıklı olarak anlaşma ve mutabakata varmak suretiyle iş akdine son verilmiştir. Asıl irade Birliğin iş akdini fesih yolundaki iradesi olduğunu, 2-Adı geçen personelimizin işe iade davası açamaması için iş akdinin sona erdirme isteğini içeren bir dilekçe vermesi talep edilmiştir. Aksi durumda ilgilinin işe iade davası açması ve 4 ay süresince çalışmaksızın ücret ve diğer işçilik haklarını aldığı gibi işe başlatılmaması halinde kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak 4-8 aylık...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 424 sayılı ilamın 5 inci maddesiyle; Mariç-Belbir ve Marmaris Belediyesinde işçi olarak çalışmış olan Mustafa Çakır'a kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının yersiz ödendiği gerekçesiyle 32.181,00 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde: 1-Birlik personeli Mustafa Çakır'ın hizmetine ihtiyaç kalmadığından kendisine yapılan teklif ile karşılıklı olarak anlaşma ve mutabakata varmak suretiyle iş akdine son verilmiştir. Asıl irade Birliğin iş akdini fesih yolundaki iradesi olduğunu, 2-Adı geçen personelimizin işe iade davası açamaması için iş akdinin sona erdirme isteğini içeren bir dilekçe vermesi talep edilmiştir. Aksi durumda ilgilinin işe iade davası açması ve 4 ay süresince çalışmaksızın ücret ve diğer işçilik haklarını aldığı gibi işe başlatılmaması halinde kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak 4-8 aylık ücret tutarında ayrıca ücret ödenmesi söz konusu olacaktı. Bu durumda yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de Birliğimiz tarafından ödenmesi gündeme gelecekti. Adı geçen personelle bu mutabakat sağlanmasa idi adı geçenin son brüt ücretinin 5120 TL olduğu düşünüldüğünde Birliğimizin kıdem ve ihbar tazminatı dışında sigorta ve vergiler dahil en düşük 20.000 en yüksek 40.000 TL tutarında ek külfete, yani kamu zararına uğraması söz konusu olacağını, 3-Bu şekilde hareket etmek düşüncesi savunmamız ekindeki 26.11.2007 tarihli Yargıtay kararındaki ilke ve esaslar çerçevesinde oluşmuştur. Daha sonra verilen Yargıtay kararları da işlemimizin doğruluğunu ortaya koyduğunu, Örneğin ekte sunduğumuz 10.12.2010 tarihli Yargıtay kararı. 4-Ayrıca merkezi idarenin zaman zaman personel sayısını azaltmak üzere teşvik için bazı düzenlemeler yaptıkları, işçilik haklarına ek olarak teşvik edici bazı ilaveler yapıldığı bilinmektedir. Bu yapılanların ilk bakışta kamu zararına yol açtığı düşünülse bile uzun vadede kamu zararını önlemeye yönelik amaç taşıdığını, 5-Sayıştay Temyiz Kurulunun 05.05.2009 tarih 30787 sayılı tutanağında da; "Toplu İş Sözleşmesinin 28 maddesinde tenkisat usulünün benimsendiği, bu usulün gönüllülük, deneme süresinin tamamlanmamış olması ve emeklilik hakkını kazanmış olma sırasına göre uygulanacağını ve gönüllü olarak işten ayrılacak işçilerin ihbar ve kıdem tazminatları ile her türlü hakları ödenerek iş akitlerinin sonlandırılacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Toplu İş Sözleşmesinde yer alan gönüllü olarak işten ayrılma durumunda tüm hakların ödeneceği şeklindeki düzenlemenin, bazı kimselere ayrıcalık tanımak amacıyla değil de, işçilik maliyetlerini azaltmak için belediyece alınan bir tür tedbir olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Belediye tarafından iş akdinin feshi durumunda, işçinin, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı açıktır. Yapılan ödemeler Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yapıldığından, dilekçi talebinin kabul edilerek, 846 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, " denilmek suretiyle idarelerin bu ...