Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 886 sayılı İlam’ın 8. maddesi ile, A-)Kırşehir Belediye Başkan Yardımcısına yapılan ödenek ve huzur hakkı ödemelerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde öngörülen vergi dilim ve oranları dikkate alınmadan gelir vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle 483,14-TL’ye, B-)Meclis üyesi olan denetim komisyonu üyelerine 5393 sayılı Belediye Kanununun 32 nci maddesinde belirtilen miktardan daha fazla tutarda huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 10.701,00-TL’ye, C-)Denetim komisyonu toplantılarına katılan belediye meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 1.605,15-TL’ye, olmak üzere toplam 12.789,29-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, kendisine sorumluluk yüklenen kamu zararının 6085 sayılı yasanın 7/3 maddesinde düzenlenen illiyet bağı prensibine aykırı...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 886 sayılı İlam’ın 8. maddesi ile, A-)Kırşehir Belediye Başkan Yardımcısına yapılan ödenek ve huzur hakkı ödemelerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde öngörülen vergi dilim ve oranları dikkate alınmadan gelir vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle 483,14-TL’ye, B-)Meclis üyesi olan denetim komisyonu üyelerine 5393 sayılı Belediye Kanununun 32 nci maddesinde belirtilen miktardan daha fazla tutarda huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 10.701,00-TL’ye, C-)Denetim komisyonu toplantılarına katılan belediye meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 1.605,15-TL’ye, olmak üzere toplam 12.789,29-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, kendisine sorumluluk yüklenen kamu zararının 6085 sayılı yasanın 7/3 maddesinde düzenlenen illiyet bağı prensibine aykırı olduğunu, zira konusu olaylarda sebepsiz zenginleşen ahizlerin olduğunu ve tahsilatın onlardan yapılması gerektiğini ve bu kişiler hakkında çıkacak ilamda alacağın tahsilinin İcra İflas Kanunu hükümlerine göre daha hızlı bir şekilde tahsilata çıkılabileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılık karşılama yazısında; “Sayıştay yargısı açısından, söz konusu fazla ödemenin sorumluluğunun kimlere tevcih edileceği 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda düzenlenmiştir. Sorumluların ilgili ahize rücu yolu ayrı bir süreç olarak işletilebilmektedir. Bu nedenle ileri sürülen itiraz gerekçesi hukuki dayanaktan yoksun olup, temyiz talebinin reddedilmesine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun, “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32. maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” Aynı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınma...