Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: 1-) 886 sayılı İlam’ın 7. maddesi ile, Belediye Başkanı’na ödenen aylık ödenekten, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde öngörülen vergi dilim ve oranları dikkate alınmadan Gelir Vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle 397,60-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediye Başkanı olarak söz konusu işlemleri takip etmesinin mümkün olmadığını ve ödemenin Kurumun hatasından kaynaklanmış olduğunu; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/68,K:1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin geri...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve duruşmada hazır bulunan murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: 1-) 886 sayılı İlam’ın 7. maddesi ile, Belediye Başkanı’na ödenen aylık ödenekten, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde öngörülen vergi dilim ve oranları dikkate alınmadan Gelir Vergisi tevkifatı yapılması nedeniyle 397,60-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediye Başkanı olarak söz konusu işlemleri takip etmesinin mümkün olmadığını ve ödemenin Kurumun hatasından kaynaklanmış olduğunu; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/68,K:1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin geri istenilmesinin hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlanmak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu, bu süre geçtikten sonra geri istenilemeyeceğinin belirtildiğini, Danıştay kararlarına göre hatalı ödemelerin istirdatının hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten sonra 60 gün içinde mümkün olduğunu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğini; 6085 sayılı Kanun’un 60. maddesinde “Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştayın kesinleşmiş kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, 52 nci maddede belirtilen ilgililerin 56 ncı maddedeki esas ve usuller dairesinde başvuruları üzerine Sayıştay kararı yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlık Danıştay kararı doğrultusunda giderilir. Uyuşmazlığın bulunmadığı hakkındaki Sayıştay kararına karşı 52 nci maddede belirtilen ilgililerce Danıştaya başvurulduğu takdirde, bu hususa ilişkin Danıştay kararına uyulur.” denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılık karşılama yazısında; “Temyiz eden tarafından ileri sürülen nedenlerin konu ile ilgisi yoktur. Tazmine konu olay Gelir Vergisi ile ilgilidir. Yani yasadan doğan bir alacaktır. Terfi, intibak, kadro, derece yükselmesi gibi idarece yapılan bir işlem söz konusu değildir. Vergi Kanunlarına aykırılık söz konudur. Vergi alacağına ilişkin tahakkuk ve tahsilat zaman aşımı da söz konusu olmadığına göre Daire Kararının Tasdikine, karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde, “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” denilerek işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara h...