Duruşma talebinde bulunan dilekçi Selami ÖZTÜRK ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 640 sayılı İlam’ın 13’üncü maddesi ile, Belediyenin görev, yetki ve sorumluluk alanında yer almadığı halde, yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik olarak erkek öğrenci yurdu işletilmesi suretiyle mahalli müşterek hizmetler için kullanılması gereken ödeneklerin amacı dışında kullanılması nedeniyle 240.652,17-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, 640 sayılı İlam’da Sayıştay Kanunu’nun 51. maddesinin “ç-h” bentlerinde belirtilen hususlar eksik bulunduğu için temyiz savunması sırasında bu konuda yararlanması gereken hususlardan eksik kaldığını; zira, denetçi raporundaki hukuki sebepler ile bu konudaki savcının düşüncesinin ne olduğunun yanı sıra “h” maddesinde belirtilen kararın oy...
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Selami ÖZTÜRK ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 640 sayılı İlam’ın 13’üncü maddesi ile, Belediyenin görev, yetki ve sorumluluk alanında yer almadığı halde, yüksek öğrenim öğrencilerine yönelik olarak erkek öğrenci yurdu işletilmesi suretiyle mahalli müşterek hizmetler için kullanılması gereken ödeneklerin amacı dışında kullanılması nedeniyle 240.652,17-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, 640 sayılı İlam’da Sayıştay Kanunu’nun 51. maddesinin “ç-h” bentlerinde belirtilen hususlar eksik bulunduğu için temyiz savunması sırasında bu konuda yararlanması gereken hususlardan eksik kaldığını; zira, denetçi raporundaki hukuki sebepler ile bu konudaki savcının düşüncesinin ne olduğunun yanı sıra “h” maddesinde belirtilen kararın oy birliği veya oy çokluğu ile alınmış olduğunun, muhalefet şerhinin olup olmadığının kararda belirtilmediği için öğrenilemediğini ve ilamdaki bu eksikler nedeni ile en yasal hakkı olan savunma hakkının kısıtlandığını; yasada açıkça belirtilen bu hususların olmayışı nedeniyle kararın yeniden düzenlenmesi gerektirdiğinden bozma sebebi olduğunu; Sayıştay ilamında öğrenci yurdu işletilmesinin belediyelerin görev, yetki ve sorumluluk alanına girmediğinin ifade edildiğini; Bir faaliyetin belediyenin görev alanına girip girmediğinin tespitinin, belediyelere anayasa ve kanunlar ile tanınan yetkilerin sınırlandırılması ya da genişlemesi sonucu doğuracağı için, kanun koyucunun yetkisine müdahale anlamına geldiğini; Bir hizmetin mahalli müşterek nitelik arz edip etmediği konusunun ise Anayasa Mahkemesinin yetkisi dahilinde olduğunu; kanunlarla yerel yönetimlere verilen yetkilerin anayasal sınırlar içinde kalıp kalmadığının anayasa mahkemesi tarafından denetlendiğini; okul öncesi eğitim kurumu açma yetkisinin Anayasa Mahkemesi tarafından aykırı bulunduğunu ve iptal edildiğini; somut olayda Sayıştay’ın, öğrenci yurdu işletilmesinin mahalli müşterek nitelikte ihtiyaç olmadığını belirterek Anayasa Mahkemesi gibi karar verdiğini; Sayıştay ilamının, başta Borçlar Kanunu olmak üzere, 5393 sayılı Belediyeler yasasına, Anayasa Mahkemesinin yorumları ile kararlarına aykırı olduğunu; Kanunun yurt hizmetini Bakanlığa ve Kredi Yurtlar Kurumuna münhasıran vermediğini; ilamda belirtildiği üzere bakanlıktan izin almak sureti ile yurt işletmenin hukuken mümkün olduğunu; dolayısıyla Belediye tarafından sunulan yurt hizmetinin Belediyeye yasaklanmış, sadece merkezi yönetim tarafından ifa edilecek bir hizmet olmadığını; Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde belediyelerin görevleri arasında “gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardımın” yer almakta olduğunu ve belediyelerin üniversitede öğrenim gören öğrencilere kalacak yer sağlamalarının kanunda sayılan görevleri kapsamına girdiğini; bu hizmet ile okul öncesi eğitim kurumu açılmasının mukayese edilemeyeceğini; birinin eğitim, diğerinin ise barınma hizmet...