Duruşma talebinde bulunan dilekçi Feyzullah KIYIKLIK adına Avukatı Abdullah PEHLİVAN ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1069 sayılı ilamın 1. maddesi ile İstanbul Bağcılar Belediyesi tarafından mevzuatta öngörülmemiş olmasına rağmen diğer bankalar ve finans kuruluşları nezdinde hiçbir piyasa araştırmasında bulunulmaksızın doğrudan Al Baraka Türk firmasıyla açık hesap şeklinde kullanılmak üzere Genel Kredi Sözleşmesi imzalanması ve bu sözleşmeye dayalı olarak yersiz faiz/kar payı, proje ve masraf ödemesinde bulunulması nedeniyle 366.562,61 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi birinci dilekçesinde ve dilekçi adına Avukatı Abdullah PEHLİVAN sözlü açıklamalarında özetle; genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun "Meclisin müzakere...
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Feyzullah KIYIKLIK adına Avukatı Abdullah PEHLİVAN ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1069 sayılı ilamın 1. maddesi ile İstanbul Bağcılar Belediyesi tarafından mevzuatta öngörülmemiş olmasına rağmen diğer bankalar ve finans kuruluşları nezdinde hiçbir piyasa araştırmasında bulunulmaksızın doğrudan Al Baraka Türk firmasıyla açık hesap şeklinde kullanılmak üzere Genel Kredi Sözleşmesi imzalanması ve bu sözleşmeye dayalı olarak yersiz faiz/kar payı, proje ve masraf ödemesinde bulunulması nedeniyle 366.562,61 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi birinci dilekçesinde ve dilekçi adına Avukatı Abdullah PEHLİVAN sözlü açıklamalarında özetle; genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun "Meclisin müzakere edeceği ve karar vereceği işler" başlıklı 70. maddesinin 5. bendinde "ikrazlar istikrazlar" denilerek meclisin borç alıp verme işlerini müzakere edip karara bağlamakla görevli olduğunun belirtildiğini, aynı Kanunun 19/6 maddesinin belediyeleri belediye hizmetlerinin ifası zımnında şahsi hükmü sıfatıyla borç alıp vermeye yetkili kıldığını, Anılan Kanunun yukarıdaki maddelerinde, yapılacak borçlanmanın konusu, miktarı ve geri ödeme yöntemleri hakkında her hangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmediğini, bu durum karşısında belediyelerin kanunla kendilerine verilen görevleri yerine getirebilmek için ihtiyaç duyması halinde borçlanma yoluna gitmesinde her hangi bir yasal sakınca bulunmadığını, Kredi Limit Artırım Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanununun "borçlanma" başlıklı 68. maddesinde; "Belediye, görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla aşağıda belirtilen usûl ve esaslara göre borçlanma yapabilir ve tahvil ihraç edebilir: .... d) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz." hükmünün yer aldığını, Aynı Kanunun 15. maddesinde belediyelerin yetkileri arasına 'Borç almak, bağış kabul etmek' de sayıldığını, 18. madde ile Borçlanmaya karar vermenin de meclisin yetkisine verildiğini, Tüm bu düzenlemelerde belediyelerin borçlanmasının vade ve şekline ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğini, belediyelerin açık hesap şeklinde kısa vadeli borçlanma yapamayacakları şeklinde kısıtlayıcı bir hükmün Belediye Kanununda yer almadığını, öte yandan belediyenin borç toplamının Belediye gelirlerinin %10 unu da aşmadığını, Daire İlamında, belediyelerin ancak bir proje karşılığı uzun vadeli borçlanabileceklerinin belirtildiğini, Kanunun 68. maddesinin (a) bendinde; "Dış borçlanma, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçev...