Duruşma talep eden dilekçi Osman Akşan’a duruşma günü bildirilmesine rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, kanuni bir vekil göndermediği ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır. Sayıştay Savcısının dilekçelere verilen Savcılık görüşlerinden farklı olarak tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği şeklindeki sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1307 sayılı ilamın 3.maddesiyle Detay Yol Yapım İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti. yüklenimindeki “(Erzincan-Kemah) Ayr.-Çağlayan Yolu; Toprak İşleri, Sanat Üstyapı İşleri (Km=0+000-26+267) İşi”nde; taşıma tutarlarının artmasına yol açacak şekilde yeni birim fiyat belirlendiği gerekçesiyle 267.701,21 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 6085 sayılı Kanuna göre Sayıştay tarafından yerindelik denetimi...
Duruşma talep eden dilekçi Osman Akşan’a duruşma günü bildirilmesine rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, kanuni bir vekil göndermediği ve duruşmada hazır bulunmama nedenlerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği anlaşılmıştır. Sayıştay Savcısının dilekçelere verilen Savcılık görüşlerinden farklı olarak tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği şeklindeki sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1307 sayılı ilamın 3.maddesiyle Detay Yol Yapım İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti. yüklenimindeki “(Erzincan-Kemah) Ayr.-Çağlayan Yolu; Toprak İşleri, Sanat Üstyapı İşleri (Km=0+000-26+267) İşi”nde; taşıma tutarlarının artmasına yol açacak şekilde yeni birim fiyat belirlendiği gerekçesiyle 267.701,21 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 6085 sayılı Kanuna göre Sayıştay tarafından yerindelik denetimi yapılamayacağını, şartname ve sözleşmedeki esaslara, kamu yaran ve hizmet gereklerine uygun olarak idarenin takdir yetkisini kullanarak ocağı değiştirdiğini, Sayıştay’ın idarenin takdir yetkisini sınırlayacak şekilde tazmin kararı vermesinin mümkün olmadığını, İlamda da görüldüğü üzere nakliye mesafesinin VM=61,49'dan (3781 mt), VM=83,28'ye (6935 mt) çıktığı ve savunma ekinde gönderilen 5 nolu kesin hakedişten de anlaşıldığı gibi nakliye mesafesinin son olarak VM=78,70 (6139 mt) olduğu, yani nakliye mesafesinin (6139-3781)= 2358 mt arttığı, İhaleye, direkt olarak Konakbaşı Ariyet Ocağının kullanılacağı şeklinde çıkılsa ve isteklilerden 6139 mt için teklif istenseydi isteklilerce bu mesafe (6139 mt) için, (şartname ve sözleşmede ocak yerinin değiştirilmesi halinde uygulacak ÖZEL hesaplama yöntemiyle değil), direkt olarak 3781 mt için hesap ettikleri yöntemle hesaplama yapılacağını ve daha fazla miktarda bedel talep edileceğini, Konakbaşı Ariyet Ocağından nakliye yapıldığı (6139 mt) ve ödendiği halde , Tatlısu Ariyet Ocağı'ndan nakledilmiş gibi (3781 mt ) ödeme yapılmasının gerektiği görüşünün yanlış olduğunu, İlamda hesaplama yapılırken sanki Tatlısu Ariyet Ocağı'nda yeterli ve nitelikli rezerv varmış, bütün malzeme bu ocaktan çekilebilecekmiş gibi hesaplama yapıldığını, Tatlısu ariyet ocağında, ihale konusu işin tamamlanmasına yetecek miktarda rezerv bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, Tatlısu ariyet ocağı ile Konakbaşı ariyet ocağı arasındaki mesafe farkından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Bir örnekle açıklamak gerekir ise; Tatlısu ariyet ocağında, ihale konusu için 1/5'ini karşılayacak miktarda rezerv var ise bu durumda işin 4/5'nin Konakbaşı ariyet ocağından taşınan malla tamamlanabileceği hususunun gözardı edildiğini, İdarece yükleniciye ödenmemiş olan KDV, Damga Vergisi ve Gelir Vergisi de hesaplamaya dahil edilerek kamu zararının yanlış hesaplandığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. İhale tarihinde yürürlükte bulunan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62/c maddesinde; “Yapım işlerinde arsa temin edilmeden, mülkiyet, kamulaştırma ve ...