Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 971 sayılı İlamın 2. maddesi ile Amasya Üniversitesinin Portekiz’de düzenlenen “XI. Halk Oyunları Festivali” ne katılmak üzere sporcu görevlendirilmesi dolayısıyla ödenen harcırahların hesabında hata yapıldığı gerekçesiyle 3.359,98 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçi temyize konu olan dilekçesinde özetle; temyize konu ilamın söz konusu maddesinde “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” ın 2’nci maddesi 1’inci fıkrasında yer alan; “Harcırah için avans verilecek ise, avansın Yeni Türk Lirası cinsinden tutarı, yabancı para cinsinden avans miktarının tahakkuk tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuruyla çarpılması suretiyle bulunur. Avansın mahsup işlemlerinde ise döviz satım belgesinde gösterilen tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 971 sayılı İlamın 2. maddesi ile Amasya Üniversitesinin Portekiz’de düzenlenen “XI. Halk Oyunları Festivali” ne katılmak üzere sporcu görevlendirilmesi dolayısıyla ödenen harcırahların hesabında hata yapıldığı gerekçesiyle 3.359,98 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçi temyize konu olan dilekçesinde özetle; temyize konu ilamın söz konusu maddesinde “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” ın 2’nci maddesi 1’inci fıkrasında yer alan; “Harcırah için avans verilecek ise, avansın Yeni Türk Lirası cinsinden tutarı, yabancı para cinsinden avans miktarının tahakkuk tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuruyla çarpılması suretiyle bulunur. Avansın mahsup işlemlerinde ise döviz satım belgesinde gösterilen tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen efektif satış kuru esas alınır.” hükmüne istinaden avansın mahsup işlemi için döviz satım belgesinin bulunması gerektiği ve/fakat bulunmadığından bahisle, “Dolayısıyla avansın mahsup işleminde, avansın mahsup tarihi olan 21.08.2008 tarihindeki TCMB'ce ilan edilen efektif satış kuru olan 1.7661’nin esas alınması gerekmektedir.” denildiğini, ne var ki, bahse konu Sayıştay Kararına yasal dayanak tutulan “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” da, bu türden sonuç çıkartmaya cevaz verecek bir düzenleme yer almadığını, dolayısıyla da, konuyla ilgili sorgu ve ardından Sayıştay 4'üncü Dairesince alınan kararın dayanağını, yasal düzenlemelere değil kişisel kanaatlara dayandığını, oysa ki bu türden bir yaklaşımın, ancak kişinin yurt dışına görevli çıkışında hiç döviz almamış olduğu durumda kabul edilebileceğini; böyle bir kabulün ise, ancak Türk Lirası'nın konvertibl olması durumunda söz konusu olabileceğini, ancak böyle bir durumun mevzu bahis olmadığını, şu halde, kişilerin görevli gittiklerinde döviz alındığı gerçeği bir vakıayken, döviz satım belgesinin bulunmaması sebebiyle, sanki döviz hiç alınmamış gibi, mahsup tarihindeki kurun esas alınmasının anılan mevzuat hükmüne uygun olmayacağı gibi, hak ve adalet kurallarıyla da bağdaşmayacağını, bu sebeple, avansın mahsubunda, döviz satım belgesi yoksa eğer, kura esas tarih olarak, avansın mahsup edildiği tarihin değil, en geç yurtdışına çıkış tarihinin esas alınmasının, “Yurtdışı Gündeliklerine Dair Karar” da da engel bir hüküm bulunmadığı için daha makul bir yaklaşım olacağını, zira kişinin her halükarda, yurt dışına çıkışından evvel dövizini almış olacağından, bu bağlamda, dövizi yurda dönüşünden sonra almış olması gibi bir durumun söz konusu olmayacağını, bahse konu Daire kararında belirtildiği üzere, “Döviz satım belgesinde asıl önemli olan onun üzerinde yazılı kur değil, döviz satım belgesinin üzerindeki tarihtir...” hükmü gereğince bu tarihin, mutlaka yurt dışına çıkışın gerçekleştiği tarih ya da öncesine ait olması gerektiğini, bu sebeple de, döviz satım belgesinin olmayışını ileri sürerek avans mahsup tarihindeki kurun dikkate ...