Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1) 1218 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesi uyarınca görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmaması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 6.061,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 Sayılı İl Özel idaresi Kanununun 63. maddesinin "görev ve ek ödenek" başlığını taşıdığını, 5540 Sayılı Kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hakkın, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlendiğini, Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlıkları ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1) 1218 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63 üncü maddesi uyarınca görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmaması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 6.061,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 Sayılı İl Özel idaresi Kanununun 63. maddesinin "görev ve ek ödenek" başlığını taşıdığını, 5540 Sayılı Kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hakkın, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlendiğini, Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlıkları ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesinin amaçlandığını, bu ödemede damga vergisi dışındaki bir kesinti yapılmadığını, Diğer taraftan 10.07.2009 tarih ve 27284 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 5917 Sayılı Kanunla, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici maddede "Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denildiğini, bu nedenle, tarafına kişi borcu olarak çıkarılan paranın, 5917 sayılı kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiğini, Ayrıca kesilen gelir vergisinin iadesi için kaymakamlar tarafından Özel İdareye karşı, Vergi mahkemesinde açılan davaların idare aleyhine sonuçlandığını belirterek mahkeme kararlarını göndermekte, bunun yanısıra aynı konu ile benzer vergi mahkemesi kararları ile Danıştay 4.Dairesinin kararını emsal göstererek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir. Sayıştay Savcılığı “Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi kararları incelendiğinde, mahkeme kararına konu edilen ödemelerin, 2008/Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2009/Ocak, Şubat, Mart dönemlerinde yapılan vergi kesintilerini kapsadığı; oysa, ilamda tazmin hükmolunan tutarlar 2007 yılına ilişkin ödemelerdir. Bu nedenle, mahkeme kararlarına istinaden ahizlerine yapılan iadelerin ilamda tazmin hükmolunan tutarlarla bir ilgisi bulunmadığından, Emsal gösterilen Danıştay Dördüncü Dairesinin konuya ilişkin kararının ise, henüz kesinleşmiş bir Danıştay kararı olmadığı düşünüldüğünden, 2. madde için; 1’ inci maddede belirtilen gerekçelerle, Temyiz talebinin reddedilerek, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının onanmasının uygun olacağı” şeklinde görüş bildirmiştir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun Görev ve Ek Ödenek başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kayma...