Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre; davacı banka tarafından, davalı borçlu aleyhine ticari kredi ilişkisine dayalı alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... (takip evraklarında ...) Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun yetkiye, borca, faize ve tüm ferilere itiraz ettiği, bu itiraz nedeniyle takibin durduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 24.08.2020 tarihli Ticari Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırıldığı ve kredi ile ticari kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek borcun muaccel hale geldiği, bu kapsamda 23.01.2025 tarihli kat ihtarnamesi ile 24.01.2025 tarihli ihtar mektubunun...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/259 Esas KARAR NO : 2025/956
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre; davacı banka tarafından, davalı borçlu aleyhine ticari kredi ilişkisine dayalı alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... (takip evraklarında ...) Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun yetkiye, borca, faize ve tüm ferilere itiraz ettiği, bu itiraz nedeniyle takibin durduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 24.08.2020 tarihli Ticari Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırıldığı ve kredi ile ticari kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek borcun muaccel hale geldiği, bu kapsamda 23.01.2025 tarihli kat ihtarnamesi ile 24.01.2025 tarihli ihtar mektubunun borçluya gönderildiği, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin yetkiye ilişkin hükmü uyarınca ve para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair Borçlar Kanunu hükümleri gereğince, İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu, bu nedenle davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının asıl alacak, faiz ve ferilere yönelik itirazlarının da, geçerli sözleşme, usulüne uygun ihtarnameler ve banka kayıtları karşısında hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğu; alacağın miktarının belirli ve hesaplanabilir nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğu, davalının toplantıya katılmadığı ve dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Bu itibarla, davalının icra takibine yaptığı itirazların haksız olduğu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacak üzerinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre davalı, davaya konu edilen alacağın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeden doğan yükümlülüklerin büyük ölçüde davalı tarafından yerine getirildiği, davacı banka tarafından talep edilen borç miktarının ihtilaflı olduğu, faiz hesaplamalarının hatalı yapıldığı, kat ihtarı ve ödeme planının eksik ve usule aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Dayanak alınan genel kredi sözleşmesinin yasal şartları taşımadığı, tüm sayfalarının imzalatılmadığı ve davalı müvekkilin eş rızasının alınmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafından, borcun muaccel hale getirilmesine ilişkin kat ihtarı ve ihtarnamelerin hukuka aykırı olduğu, ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği, gerekli süre ve şartlar oluşmadan kredinin erken kat edilerek borcun tamamının muaccel kılındığı savu...