Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından; davacı Banka ile kredi müşterisi ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredilerin ... ve...in müteselsil kefaletiyle kullandırıldığı, kredilerin geri ödenmemesi üzerine Banka tarafından kredi hesaplarının kat edilerek alacağın muaccel hale getirildiği ve bu hususun noter ihtarnamesiyle borçlulara bildirildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefil ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kefilin borca, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının; genel kredi sözleşmesi hükümleri, Banka kayıtları ve yerleşik Yargıtay içtihatları karşısında hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hesap katı ile alacağın muaccel hale geldiği, talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/707 Esas KARAR NO : 2025/961
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından; davacı Banka ile kredi müşterisi ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredilerin ... ve...in müteselsil kefaletiyle kullandırıldığı, kredilerin geri ödenmemesi üzerine Banka tarafından kredi hesaplarının kat edilerek alacağın muaccel hale getirildiği ve bu hususun noter ihtarnamesiyle borçlulara bildirildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefil ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı kefilin borca, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının; genel kredi sözleşmesi hükümleri, Banka kayıtları ve yerleşik Yargıtay içtihatları karşısında hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hesap katı ile alacağın muaccel hale geldiği, talep edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarının ticari iş niteliği gereği sözleşmeye ve mevzuata uygun bulunduğu, davalının şirket ortaklığından ayrılmasının müteselsil kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, ayrıca sözleşme uyarınca Banka defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla davalının icra takibine yönelik itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu, itirazın iptali ile takibin devamına ve şartları oluştuğundan davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından; dava konusu genel kredi sözleşmesinin 28.01.2021 tarihinde imzalandığı, davalı kefilin 06.06.2023 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti.ndeki ortaklık ve yöneticilik sıfatını pay devriyle sona erdirdiği, bu tarihe kadar şirket nezdinde herhangi bir borç veya temerrüt durumunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı, ortaklıktan ayrılmasından sonraki dönemde yapılan harcamalar, kullanılan krediler ve olası limit artışlarından sorumlu tutulamayacağını, bu aşamadan sonra Banka ile şirketin yeni ortak ve yöneticileri arasında yeni bir kredi sözleşmesi yapılması gerektiğini, bankanın basiretli tacir gibi davranmayarak buna rağmen eski sözleşmeye dayanmak suretiyle kendisine başvurduğunu ileri sürmektedir. Ayrıca ticaret sicil kayıtlarına göre şirket adına borçlanma ve harcama yapılmasının müşterek imzaya bağlı olduğu, davalının ortaklıktan ayrılmasından sonra doğan borçların kendisine yüklenemeyeceği savunulmuştur. Öte yandan asıl borçlu şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğu ve kesin mühlet aldığı, bu nedenle şirket borçlarının akıbetinin konkordato süreci sonunda belirleneceği, davalıdan talep edilen alacağın da bu kapsamdaki şirket borcu olduğu, mükerrer tahsil riskinin önlenmesi için konkordato dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiştir. Davalı, genel kredi sözleşmesini imzalamış olmakla b...