Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin 2021 yılından itibaren iş ortalığı yapmak suretiyle; yedi - sekiz adet karavanı yurt dışından Türkiye'ye getirerek müvekkili şirketin yurt içindeki ticari çevresi kanalıyla satması sonucu karavan başına aldıkları karları paylaşarak iş yaptığını, davaya konu iş öncesi aynı yöntemlerle sekiz adet karavanı davalının; gümrük işlem ve izinlerini halletmek suretiyle davacıya teslim ettiğini, davalının ithalatçı firma olması ve bunu garanti etmesinden kaynaklı davacı müvekkili şirketin her defasında proforma fatura karşılığı peşin ödemesi yaptıktan sonra aracını teslim aldığını ve akabinde satması durumunun düzenli hale geldiğini, sekiz adetin bu şekilde satışının yapıldığını,...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/149 KARAR NO : 2026/5
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19.02.2025 KARAR TARİHİ : 06.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin 2021 yılından itibaren iş ortalığı yapmak suretiyle; yedi - sekiz adet karavanı yurt dışından Türkiye'ye getirerek müvekkili şirketin yurt içindeki ticari çevresi kanalıyla satması sonucu karavan başına aldıkları karları paylaşarak iş yaptığını, davaya konu iş öncesi aynı yöntemlerle sekiz adet karavanı davalının; gümrük işlem ve izinlerini halletmek suretiyle davacıya teslim ettiğini, davalının ithalatçı firma olması ve bunu garanti etmesinden kaynaklı davacı müvekkili şirketin her defasında proforma fatura karşılığı peşin ödemesi yaptıktan sonra aracını teslim aldığını ve akabinde satması durumunun düzenli hale geldiğini, sekiz adetin bu şekilde satışının yapıldığını, dokuzuncu iş olan dava konusu araca (------ model ) gelindiğinde; davalının dava dilekçesi ekinde sunulan proforma fatura ile davacı şirketi bilgilendirdiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin satıcı (davalı) tarafın alıcıya (davacı) gönderdiği proforma ile kurulduğunun kabul edildiğini ve söz konusu proforma faturadaki teklifin kabulüyle sözleşmenin kurulduğunu, ödemenin peşin yapıldığını, ödemenin proformada belirlenen ilk peşinat içeren miktar olduğunu, davacı müvekkilinin; kendi adına olan payı peşin olarak davalıya gönderdiğini, davalının da davacıya proforma fatura düzenlemek suretiyle teslim edileceği garantisini "5 iş günü içerisinde teslim" adı altında garanti ettiğini, taahhüt ettiğini ve 34 000 avroyu kasasına koyduğunu, daha önce yapılan işlerde hiç aksama olmadan gününde aracı teslim eden davalının; beş günlük kesin vade sonucu aracın teslimi gerçekleşmesi gerekirken türlü bahaneler ile işi yokuşa sürmeye başladığını ve yaklaşık iki - üç ay oyaladıktan sonra kendi yaptığı evrak hatasından kaynaklandığı ikrarı ile parayı iade edeceğini beyan ettiğini ancak on sekiz ay müvekkilini beklettiğini, (O zaman zarfında dostluktan kaynaklı davalı kendisine ait karavanı müvekkilinin showroomunda tutup satıp kendisi karını aldığı davacı müvekkilden bağımsız işlemleri de olduğunu,) proforma fatura ile beş gün içinde teslim edeceği taahüdünde bulunan davalının; proforma faturanın hukuki niteliği itibariyle icap sonucu kabul beyanı olarak davacı müvekkilinin bedeli göndermesi sonucu sözleşmenin kurulduğunun kabulü ile (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarihli,----- Karar sayılı ilamı) sözleşmedeki kesin vade olan beş gün sonraki teslim edimini yerine getirmeyen davalıdan o günden başlamak suretiyle ödenen 34.000 avro bedelin yaklaşık on sekiz ay sonra kısmi ödendiğinden faizini talep etme zaruretinin doğduğunu, yaklaşık on sekiz ay sonra 34.000 avro bedelin 29.00...