Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1- 846 sayılı ilamın 4. maddesi ile; belediyede geçici işçi olarak çalışırken, kendi isteği ile Başbakanlıkta bir göreve atanan görevliye, kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek yersiz ödemede bulunulduğu gerekçesiyle,14.340.547.000- liraya tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde; tazmin hükmü verilirken, konunun ".... kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine dayanak teşkil eden toplu iş sözleşmesinin 28. maddesi kapsamında "işçi tenkisatı" olarak değerlendirildiğini, bu maddede, sözleşme kapsamındaki işyerlerinde işçi çıkartılması durumunda işverenin uyması gereken ilkelerin sıralandığı, öncelikle gönüllü olanların, ikinci olarak deneme süresini tamamlamamış olanların ve son olarak da emeklilik hakkını alanların iş akdinin feshedileceğinin kararlaştırıldığı, ilgilinin durumunun ise bu madde kapsamında düşünülmesine imkan...
Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1- 846 sayılı ilamın 4. maddesi ile; belediyede geçici işçi olarak çalışırken, kendi isteği ile Başbakanlıkta bir göreve atanan görevliye, kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek yersiz ödemede bulunulduğu gerekçesiyle,14.340.547.000- liraya tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde; tazmin hükmü verilirken, konunun ".... kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine dayanak teşkil eden toplu iş sözleşmesinin 28. maddesi kapsamında "işçi tenkisatı" olarak değerlendirildiğini, bu maddede, sözleşme kapsamındaki işyerlerinde işçi çıkartılması durumunda işverenin uyması gereken ilkelerin sıralandığı, öncelikle gönüllü olanların, ikinci olarak deneme süresini tamamlamamış olanların ve son olarak da emeklilik hakkını alanların iş akdinin feshedileceğinin kararlaştırıldığı, ilgilinin durumunun ise bu madde kapsamında düşünülmesine imkan olmadığı ve işçi tenkisatına ilişkin bir kararın olmadığı, burada kişinin kendi isteği ile kurumlar arası personel geçişinin söz konusu olduğu ve bu durumun İş Kanunu ve sözleşmede, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektiren sebepler arasında sayılmadığı iddialarına dayanıldığını, Bu iddialar gözden geçirildiğinde; 1. "... belediyenin işçi tenkisatma gidileceğine ilişkin bir kararı olmadığı ...." 1994 yılından bu tarafa işçi sendikaları ile imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinde "İşçi Tenkisatı" düzenlemesinin yer aldığını, olaya ait dönemde de İşçi Tenkisatına ilişkin 16.07.2004 tarih ve 866 sayılı Başkanlık emri çıkartılarak tüm müdürlüklere dağıtıldığını, 2."... kişinin kendi isteği ve kurumun muvafakati ile iş değişikliği yaptığı ...." Adı geçenin gönüllü olarak işten ayrılacağını bildiren dilekçesinin "kendi isteği ile iş değişikliği" olarak değerlendirilmesinin İş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesi ile yapılan düzenlemelere aykırı olduğunu, ilgilinin başvurusunun, gönüllü işten ayrılma iradesini belirten yazılı bir belge ile olmasının, bu tür bir iş akdi feshinden sonra işten ayrılan işçinin İş Mahkemesine giderek tazmin davası açmasına engel olmak olduğunu, gönüllü işten ayrılma isteğini belirten yazılı belge kapsamındaki başvuruların istifa dilekçesi olarak değerlendirilmesi, Toplu İş sözleşmesinin bu düzenlemeye ilişkin hükmünün uygulama imkanını ortadan kaldıracağını, İlgilinin iş akdi feshedilmeden önce kurumlar arasında yapılan yazışmaların, kurum muvafakatı olarak değerlendirilmesinin de doğru olmadığını, adı geçenin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi olarak çalıştığını, bu kanunda kurumlar arası personel geçişi düzenlemesinin yapılmadığını, iş akdi İle çalışan bir işçinin kurum muvafakati ile başka bir kuruma geçişinden söz edilemeyeceğini, kurum muvafakati ile kurumlar arası personel geçişinin ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında yapılabileceğini, dolayısı ile yapılan yazışmaların bir muvafakat işlemi olarak değerlendirmesinin yasaların amir hükümlerine uygun düşmediğini, 3.".... adı geçenin Başbakanlıkta açıktan bir göreve atandığı ...." ...