İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, kuruluşundan bugüne şirkete maddi ve manevi katkıda bulunduğunu, ancak davalı şirketin çoğunluk pay sahiplerinin zaman içerisinde haklarını kötüye kullanarak şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, müvekkilinin ortaklık haklarını ihlal ettiklerini ve onu şirketin karar mekanizmalarından bilinçli olarak dışladıklarını, şirketin finansal tablolarına erişimin engellenmesi, yönetim kurulunda alınan kararların müvekkilinden gizlenmesi, şüpheli para hareketleri, şahsi harcamaların şirket varlıkları üzerinden karşılanması, müvekkiline hiçbir kar payı ödenmemesi ve nihayetinde sermaye artırımı yoluyla...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2062 Esas KARAR NO : 2025/2018 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/794 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 07/10/2025 (Ara Karar Tarihi) TALEP: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, kuruluşundan bugüne şirkete maddi ve manevi katkıda bulunduğunu, ancak davalı şirketin çoğunluk pay sahiplerinin zaman içerisinde haklarını kötüye kullanarak şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, müvekkilinin ortaklık haklarını ihlal ettiklerini ve onu şirketin karar mekanizmalarından bilinçli olarak dışladıklarını, şirketin finansal tablolarına erişimin engellenmesi, yönetim kurulunda alınan kararların müvekkilinden gizlenmesi, şüpheli para hareketleri, şahsi harcamaların şirket varlıkları üzerinden karşılanması, müvekkiline hiçbir kar payı ödenmemesi ve nihayetinde sermaye artırımı yoluyla müvekkilinin ekonomik baskı altına alınması ve son aşamada yönetim kurulu üyeliğinden haksız ve hukuka aykırı şekilde azledilmesinin, ortaklık ilişkisinin temelini oluşturan sadakat, dürüstlük ve güven ilkelerini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin bu haksız uygulamalara rağmen defalarca kez sulh yoluyla çözüm arayışına girdiğini, çoğunluk pay sahiplerine şirketten sulh yolu ile çıkma talebini öncelikle Kadıköy 30. Noterliği'nin 16709 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile, ardından 30/05/2025 ve 11/07/2025 tarihli genel kurullarda ilettiğini ve ortaklıktan ayrılması karşılığında sahip olduğu payların gerçek değerinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, ancak taleplerinin cevapsız kaldığını, müvekkilinin kar payı isteminin sistematik şekilde reddedildiğini, sermaye artırımı ve kar dağıtmama kararı almak suretiyle azınlık pay sahibi müvekkilinin baskı altına alındığını, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini ve müvekkilinin, şirketin haklı nedenle feshini istemek zorunda bırakıldığını beyan ederek; müvekkilinin pay değerini geri dönülmesi güç biçimde düşürecek sermaye benzeri işlemlerin tedbiren sınırlandırılmasına, tescil/ilan yapılmamış sermaye artırımı kararının icrasının tedbiren durdurulmasına; tescil/ilan yapılmışsa rüçhan kullandırılması gibi geri dönülmesi güç işlemlerin sınırlandırılmasına, TTK'nın 437. maddesi uyarınca bilgi ve inceleme hakkının etkin kullanılabilmesi için faaliyet raporları, finansal tablolar, SMMM raporu, banka hareketleri ve denetime elverişli kayıtların tedbiren ibrazına, pay değerlemesini doğrudan etkileyecek muhasebe ve banka kayıtlarının değiştirilmemesi, silinmemesi ve mevcut haliyle muhafazasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirkette...