Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Ticaret A.Ş. ile ihyası talep edilen tasfiye halindeki... A.Ş. arasında 01.12.2014 geçerlilik tarihli Açık Satış Sözleşmesi imzalandığını, tarafların bu sözleşme gereği karşılıklı borç ve yükümlülükler altına girdiğini, ancak anılan şirketin 23.12.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan gereği ...-0 sicil numarasıyla ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, buna rağmen müvekkilinin bu şirkete karşı alacağının bulunduğunu ve borcun henüz ödenmediğini, tasfiye edilmiş gözüken şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, mahkemenin 30.06.2025 tarihli ara kararıyla davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini ve bu nedenle müvekkiline, şirket...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/475 Esas KARAR NO : 2025/907
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Ticaret A.Ş. ile ihyası talep edilen tasfiye halindeki... A.Ş. arasında 01.12.2014 geçerlilik tarihli Açık Satış Sözleşmesi imzalandığını, tarafların bu sözleşme gereği karşılıklı borç ve yükümlülükler altına girdiğini, ancak anılan şirketin 23.12.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan gereği ...-0 sicil numarasıyla ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, buna rağmen müvekkilinin bu şirkete karşı alacağının bulunduğunu ve borcun henüz ödenmediğini, tasfiye edilmiş gözüken şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, mahkemenin 30.06.2025 tarihli ara kararıyla davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini ve bu nedenle müvekkiline, şirket hakkında ihya davası açması için kesin süre verildiğini, bu ara karar gereği ihya talebinin zorunlu hale geldiğini, şirketin terkin edilmesiyle alacağın takibinin imkânsızlaştığını, tasfiye sürecinde müvekkil alacağı gözetilmeden işlem yapıldığını, bu nedenle terkin işleminin hukuken sonuç doğuramayacağını belirttiğini, tüm bu sebeplerle şirketin TTK hükümleri gereğince yeniden ihyasına karar verilmesinin zorunlu olduğunu, aksi takdirde müvekkilin alacağını tahsil etme imkânının tamamen ortadan kalkacağını, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılması gerektiğini, bu nedenle... A.Ş.nin ticaret sicilindeki kaydının yeniden açılarak ihyasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müdürlüğün yalnızca TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında kendisine verilen tescil görevini yerine getirdiğini, tescil işlemlerinde yargı mercii gibi hareket etme yetkisi bulunmadığını ve yalnızca kanunun aradığı şartların mevcut olup olmadığını denetlediğini, şartlar oluştuğunda tescil işlemini gerçekleştirdiğini, aksi durumda ise talebi reddettiğini, bu nedenle davacının iddia ettiği şekilde bir kusur veya hukuka aykırılık isnadının mümkün olmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tamamen tasfiye memurlarında olduğunu ve memurların eksik veya hatalı işlem yapmış olmalarının Sicil Müdürlüğüne yüklenemeyeceğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla yükümlü olduklarını ve kanun gereği muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçları teminat altına almakla sorumlu olduklarını, bu işlemler yapılmadan terkin gerçekleşmişse dahi bunun sorumluluğunun memurlara ait olduğunu, bu nedenle ihya davasının açılmış olmasının Sicil Müdürlüğü için herhangi bir hukuki sorumluluk doğurmadığını belirttiklerini, mahke...