Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı ... Şirketi'nin %20 oranında pay sahibi olduğunu ve geçmişte yönetim kurulu üyesi olarak da görev yaptığını, ... 16 Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 04/08/2025 tarihli kararı gereğince görevlendirilen kayyım tarafından genel kurul toplantısına çağrı yapıldığını, ancak bu toplantının pay defteri ibraz edilmediğinden pay sahiplerinin kimlikleri ve hak sahiplikleri tespit edilmediğini, bu durumun TTK nun 415, 417 ve 426 maddeleri ile Genel Kurul Yönetmeliğinin 16. Maddesine açıkça ihlal edildiğini, hazır bulunanlar listesinin kanuna aykırı biçimde düzenlendiğini, bu nedenle alanın kararların emredici hükümleri aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, bu genel korulun yokluğunun...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/737 Esas KARAR NO : 2025/856
DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 16/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı ... Şirketi'nin %20 oranında pay sahibi olduğunu ve geçmişte yönetim kurulu üyesi olarak da görev yaptığını, ... 16 Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 04/08/2025 tarihli kararı gereğince görevlendirilen kayyım tarafından genel kurul toplantısına çağrı yapıldığını, ancak bu toplantının pay defteri ibraz edilmediğinden pay sahiplerinin kimlikleri ve hak sahiplikleri tespit edilmediğini, bu durumun TTK nun 415, 417 ve 426 maddeleri ile Genel Kurul Yönetmeliğinin 16. Maddesine açıkça ihlal edildiğini, hazır bulunanlar listesinin kanuna aykırı biçimde düzenlendiğini, bu nedenle alanın kararların emredici hükümleri aykırı olduğundan yok hükmünde olduğunu, bu genel korulun yokluğunun tespiti için ... 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, buna rağmen ticaret sicilin bu açık aykırılığı dikkate almadan tescil işlemini gerçekleştirdiğini, yapılan tescil işleminin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca tescilin süresinin aşıldığını, tescilin belgenin düzenlendiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde ticaret sicile bildirilmesi gerekirken bu süreye riayet edilmediğini, tasdik tarihi ile tescil tarihi arasında 28 günlük bir süre bulunduğunu, bu durumun TTK m.30 da öngörülen 15 günlük hak düşürücü serenin açık ihlali niteliğinde olduğunu, söz konusu tescil işleminin yürürlükte kaldığı sürece, yeni yönetim kurulunun şirketi temsilen işlem yapması, şirketi ağır borç yükü altına sokması, müvekkilinin ortaklık haklarının bertaraf etmesi tehlikesi bulunduğun beyan ederek 09/09/2025 tarihli 04/08/2025 tarihli genel kurul kararına dayalı tescil işlemine dair müdürlük kararına karşı itirazlarının kabulüne karar verilerek söz konusu tescil işleminin itirazen iptalini talep ettiklerini, itirazın sonuçlanıncaya kadar tescilin hukuki sonuç doğurmaması için ihtiyati tedbir verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usule ilişkin itirazda bulunarak, davacının huzurdaki davaya açma ehliyeti bulunmadığını, huzurdaki davayı ancak müvekkili şirket yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri tarafından açılabileceğini, davacının bu sıfatlara haiz olmadığını, davacının salt pay sahibi sıfatına dayanarak huzurdaki davayı ikame etme ehliyetine sahip olmadığından aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca itiraz davalarının ticaret sicili müdürlükleri tarafından verilen kararlara karşı açıldığını, müvekkili şirketin ticaret sicil müdürlükleri tarafından verilen kararlar üzerinde işlem yapma yetkisi bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkili şirk...