Duruşma talebinde bulunan dilekçi Gülunur İnanç ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1-821 sayılı asıl ilamın 19.maddesiyle ELİF İnş.ve Tic. Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 63.714.000.000 TL. Keşif bedelli ve %7.15 ihale indirimli Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Hizmet Binası Onarımı İnşaatı İşinin hak edişlerinde, 23.001/1 ve 23.002 pozlu demir döşenmesi imalatları birim fiyatlarının hatalı alınması nedeniyle 1.606.494.000 liraya tazmin hükmü verilmiş, 1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 19.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan...
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Gülunur İnanç ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1-821 sayılı asıl ilamın 19.maddesiyle ELİF İnş.ve Tic. Ltd. Şti. taahhüdünde bulunan 63.714.000.000 TL. Keşif bedelli ve %7.15 ihale indirimli Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Hizmet Binası Onarımı İnşaatı İşinin hak edişlerinde, 23.001/1 ve 23.002 pozlu demir döşenmesi imalatları birim fiyatlarının hatalı alınması nedeniyle 1.606.494.000 liraya tazmin hükmü verilmiş, 1592 sayılı ek ilam ile; 821 sayılı asıl ilamın 19.maddesinde belirtilen tazmin hükmü ile ilgili olarak, sorumlu saymanın bu tutarları kişi borçlarına aldığı ve yönetim dönemi hesabını yeni saymana devretmesi nedeniyle kendisinin bu tutarla ilgili sorumluluğun kaldırılması yönündeki istemine ilişkin olarak kişi borçlarına alınan tutarlar tahsilat olarak kabul edilmeyeceği gibi, yönetim döneminin devri sorumlu saymanın sorumluluğunu kaldıramayacağından bu konuda yapılacak işlem bulunmadığına karar verilmiştir. Dilekçi özetle; Öncelikle 821 sayılı ilamın 29/B bendi de dahil olmak üzere, ilamın 19,20,25,26,27 ve 29. maddesinin A,F,G,H bentlerinde belirtilen tazmin hükümlerini sorgu aşamasında 1050 Sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununa dayanılarak ve Sayıştay' in görüşü de alınmak suretiyle yayınlanmış bulunan Devlet Muhasebesi Yönetmeliği' nin .... maddesi uyarınca sorumlu sayman olarak, Sayıştay Denetçileri ile aynı görüşü paylaştığından, ilgili firmalardan nakden veya gelecek hak edişlerinden mahsuben tahsilinin sağlanması için 13/09/2001 tarihinde Kişi Borçları Hesabına alarak, tahsilinden ayrıca bilgi verileceği hususunda Sayıştay Başkanlığına da bilgi verildiğini, o sırada Maliye Bakanlığınca tayinin Malatya Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne yapılmış olması nedeniyle, yaklaşık olarak 5 yıl görev yapmış bulunduğu Diyarbakır Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü görevinden 14/09/2001 tarihinde devir işlemlerine başlayarak, Yönetim Dönemi Hesabının devrini müteakiben fiilen 21/09/2001 tarihinde görevden ayrıldığını, Maliye Bakanlığınca, bölgedeki çalışma süresinin dolduğu gerekçesiyle zorunlu olarak yapılan bu tayin nedeniyle kişi borçları hesabında kayıtlı bulunan borçların takibiyle ilgili takip ve tahsil yeteneğinin elinden alındığını, esasında 1050 Saydı Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nun " Devlet Alacağının Takip ve Tahsil Sorumluluğu " başlıklı 20. Maddesi " Her Sayman Yönetim Dönemi içinde tahsili kendisine verilmiş gelirlerin ve KİŞİ BORÇLARI HESABINDA KAYITLI TUTARLARIN İZLENMESİ VE TAHSİLİ İLE YÜKÜMLÜ OLUP Sayıştay’a hesap verirken veya kendisinden sonra gelene devirde artıkların ayrıntılarını ve TAHSİL EDİLMEMESİ NEDENLERİNİ GÖSTERMEK ZORUNDADIR. Takip edilmemek yüzünden tahsili imkansız hale gelen veya zamanaşımına uğrayan tutarların, KUSURLU BULUNAN SAYMANA TAZMİN ETTİRİLMESİNE SAYIŞTAYCA HÜKMOLUNUR." Hükmüne amir bulunduğunu, söz konusu fazla ödemeleri sorguya istinaden Kişi Borçları Hesabına kay...