Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşmada hazır bulunan murafacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: 937 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; Sarıyahşi İlçe Özel İdare Müdürlüğünün Ziraat Bankası Sarıyahşi Şubesindeki hesabına ilişkin 2002 yılı hesap ekstrelerinin ve ilçe müdürlüğü 2002 yılı belgelerinin incelenmesinde, 2002 yılı boyunca tarih ve sayıları ile bankadan ödenecek miktarları yazılı verile emirleri ile çeşitli ödemeler iadeler fişlerinde yazılı miktarlardan fazla ödeme yapılması nedeniyle 40.494.104.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Sorumluluk konusunun sayman ve tahakkuk memuru haricindekileri kapsayacak şekilde genişletildiğini, Sayman mutemetlerinin doğrudan doğruya Muhasebe yetkilisine bağlı olarak çalışması kuralının ilk defa 5018 sayılı kanunla sağlanabildiğini, (5018/61.madde,...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşmada hazır bulunan murafacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: 937 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; Sarıyahşi İlçe Özel İdare Müdürlüğünün Ziraat Bankası Sarıyahşi Şubesindeki hesabına ilişkin 2002 yılı hesap ekstrelerinin ve ilçe müdürlüğü 2002 yılı belgelerinin incelenmesinde, 2002 yılı boyunca tarih ve sayıları ile bankadan ödenecek miktarları yazılı verile emirleri ile çeşitli ödemeler iadeler fişlerinde yazılı miktarlardan fazla ödeme yapılması nedeniyle 40.494.104.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Sorumluluk konusunun sayman ve tahakkuk memuru haricindekileri kapsayacak şekilde genişletildiğini, Sayman mutemetlerinin doğrudan doğruya Muhasebe yetkilisine bağlı olarak çalışması kuralının ilk defa 5018 sayılı kanunla sağlanabildiğini, (5018/61.madde, "Muhasebe mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur."), 1050 sayılı kanunda hüküm olmadığından sayman mutemedi olan ilçe özel idare müdürünün doğrudan doğruya Kaymakama bağlı ve Kaymakamın emirleri doğrultusunda çalıştığını (il idaresi Kanununun 31.Maddesi H-D bentleri ile 32.Maddesi F bendi ile 36. ve 37 Maddeleri gereği), yine İlçe Özel İdare Müdürünün 1. derece Disiplin ve Sicil Amirinin Kaymakam, 2.derece Disiplin ve sicil amirinin Vali olduğunu, sayman mutemetlerinin doğrudan doğruya saymana bağlı olarak saymanın emri altında çalışmamasının sıkıntılara sebebiyet verdiğini bu nedenle 5018 sayılı kanunun 61.maddesi ile sayman mutemetlerinin doğrudan doğruya saymana bağlı olarak çalışması şeklinde hüküm getirildiğini, bahse konu olayda ise zimmetine para geçirme fiilîni işleyen sayman mutemedinin, ilçe özel idare müdürü olarak doğrudan doğruya saymana bağlı ve saymanın emrinde çalışmadığını, aksine doğrudan doğruya Kaymakama bağlı ve Kaymakamın emrinde çalıştığını, İlçe Özel İdare Müdürünün 1. derece disiplin ve sicil amirinin Kaymakam, 2. derece disiplin ve sicil amirinin Vali olduğunu ve o tarihlerde bütçenin genel gözetimi ve kontrolü ile yükümlü olan İta amirinin kaymakam olduğunu, İlçe Özel İdaresinin hak ve çıkarlarını korumak, gelir ve giderlerini usulüne uygun bir şekilde tahsil, takip ve ödenmesini sağlamak görev yetki ve sorumluluğunun kaymakama ait olduğunu, kendisinin İl özel İdare Müdürü olarak İlçe Özel İdare Müdürü(sayman Mutemedi) üzerinde hiçbir yaptırım gücünün, hukuki tasarruf gücünün bulunmadığını, Benzer olayın İstanbul İl Özel İdare Müdürlüğünde de yaşandığını, Sayıştay tarafından İstanbul eski İl Özel İdare Müdürü Hüseyin ÖZDEN'e her hangi bir sorumluluk yükletilmediğini ve buna dair Temyiz Kararlarının kendi hukuksal durumuna uygun emsal kararlar olduğunu, İlçedeki memurların kaymakama karşı sorumlu oldukları bu nedenle İlçe Özel İdare Müdürünce işlenen suçtan dolayı şahsına sorumluluk yükletilemeyeceği şeklindeki savunmasının, 5442 sayılı kanunda idari düzenlemeler yapıldığı ve idari konuları kapsadığı söz konusu sorum...