Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1-975 sayılı ilamın 1.maddesi ile Belediyede geçici işçi statüsünde Avukat olarak görev yapan Nurşen Can ve geçici işçi Mehmet Tabur’un belediye hukuk işleri müdürlüğü bünyesinde, memur statüsünde avukatlar gibi istihdam edildiği ve bu süre zarfında da yersiz olarak vekalet ücreti gerekçesi ile 5.384.631.103-liraya tazmin hükmü verilmiştir Dilekçi Özetle; Belediyelerinin 2002 Yılı İdare Hesap Cetvellerinin Sayıştay’a geldiği 11.09.2003 tarihinden itibaren iki yıl içinde yargılama yapılmamış olması nedeniyle 832 sayılı Yasanın 66.maddesine göre söz konusu hesabın hükmen onandığını, 832 sayılı Yasanın 74.maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin olayda söz konusu olmadığını bu nedenle ilamın usul yönünden hatalı olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanununun 82.maddesinde "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1-975 sayılı ilamın 1.maddesi ile Belediyede geçici işçi statüsünde Avukat olarak görev yapan Nurşen Can ve geçici işçi Mehmet Tabur’un belediye hukuk işleri müdürlüğü bünyesinde, memur statüsünde avukatlar gibi istihdam edildiği ve bu süre zarfında da yersiz olarak vekalet ücreti gerekçesi ile 5.384.631.103-liraya tazmin hükmü verilmiştir Dilekçi Özetle; Belediyelerinin 2002 Yılı İdare Hesap Cetvellerinin Sayıştay’a geldiği 11.09.2003 tarihinden itibaren iki yıl içinde yargılama yapılmamış olması nedeniyle 832 sayılı Yasanın 66.maddesine göre söz konusu hesabın hükmen onandığını, 832 sayılı Yasanın 74.maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin olayda söz konusu olmadığını bu nedenle ilamın usul yönünden hatalı olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanununun 82.maddesinde "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; kadroya bağlı olarak çalışan avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır" 5393 sayılı Yasanın 84.maddesinde de "Bu Kanunla, ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır." hükmüne yer verildiğini, ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164.maddesinin son fıkrasında da "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." şeklinde hüküm bulunduğunu, 657 sayılı Yasa kamu idarelerinde çalışan tüm memurları kapsadığından gerek 5393 sayılı Yasaya gerekse 1136 sayılı Yasaya göre genel nitelikte olduğunu, 1136 sayılı Yasanın 164. maddesi ve 5393 sayılı Yasanın 657 sayılı yasaya göre daha yeni yasal düzenlemeler olduğunu, önceki kanun sonraki kanun çelişkisini belirtmiş ve sonraki özel kanun olan Avukatlık kanununun 164/son maddesine aykırı olan, Önceki genel kanun niteliğinde Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi 3. fıkrası ikinci ve üçüncü cümlelerinin zımnen ilga olduğunun kabulünün gerektiğini, 657 sayılı Yasanın 146.maddesinin Belediyelerde görev yapan Avukatlar ve Hukuk İşleri Müdürlüğü personeline uygulanma olanağı bulunmadığını, 5393 sayılı Yasanın 2005 yılında yürürlüğe girdiği incelenen hesabın ise 2002 yılına ait olduğu bu nedenle 5393 sayılı Yasanın olayda uygulama olanağı bulunmadığı iddia edilse bile, genel hukuk kaidelerine göre yargılama devam ederken yasa değişikliği olması halinde eski veya yeni yasanın hangisinde lehe hüküm varsa uygulanması gerektiğini, aynı konu ile ilgili olarak Osmangazi Belediyesi ile Hukuk İşleri Müdürlüğü personeli arasında çıkan ihtilaf sonucunda Bursa 4.İş Mahkemesince verilen ve bir sureti ekli karar ile de bu durumun açıklığa kavuştuğunu belirterek tazm...