Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Şirketin yönetiminin ağır şekilde ihlal edildiği ve ortaklar arasındaki ihtilafın şirketin işleyişini imkânsız hale getirdiği durumlarda; şirketin varlıklarının korunması, üçüncü kişilerle yapılan işlemlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve tarafın şirket yönetimini kötüye kullanılmasının engellenmesi amacıyla mahkeme tarafından Kayyım atanması, şirketin hukuka aykırı yönetiminden kaynaklanan zararların önlenmesi, ortaklar arasındaki menfaat dengesinin korunması ve şirketin malvarlığının kötüye kullanımının önlenmesi açısından zorunlu olduğu, bu çerçevede mahkeme sürecinde şirketin hukuki ve mali denetimini sağlamak amacıyla bağımsız bir kayyım atanması ortaklık haklarının korunmasını sağlamak açısından hayati önem taşıdığı, bu...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/242 Esas KARAR NO : 2025/960 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Şirketin yönetiminin ağır şekilde ihlal edildiği ve ortaklar arasındaki ihtilafın şirketin işleyişini imkânsız hale getirdiği durumlarda; şirketin varlıklarının korunması, üçüncü kişilerle yapılan işlemlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve tarafın şirket yönetimini kötüye kullanılmasının engellenmesi amacıyla mahkeme tarafından Kayyım atanması, şirketin hukuka aykırı yönetiminden kaynaklanan zararların önlenmesi, ortaklar arasındaki menfaat dengesinin korunması ve şirketin malvarlığının kötüye kullanımının önlenmesi açısından zorunlu olduğu, bu çerçevede mahkeme sürecinde şirketin hukuki ve mali denetimini sağlamak amacıyla bağımsız bir kayyım atanması ortaklık haklarının korunmasını sağlamak açısından hayati önem taşıdığı, bu nedenlerle ortak --------- şirketi temsil ve yönetim yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla kaldırılması ve yerine kayyım atanmasını, şirketin TTK 531. maddesi uyarınca haklı sebeplerle feshi ve tasfiyesine karar verilmesini, diğer bir çözüm olarak müvekkilinin şirketten çıkarılmasını ve şirketçe tüm paylarının iktisap edilmesine veya mahkemece duruma uygun düşen diğer bir çözüm yolunun belirlenmesine, mahkeme süresince ihtiyati tedbir yoluyla diğer ortak --------- şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasını, şirket yönetiminin bir kayyıma devredilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirkette %50 pay sahibi olduğu, İşbu sebeple, şirket ortaklarından --------- davacıya yetki vermesi veya yetki vermemesi söz konusu olmadığı, şirket ortakları eşit pay sahibi olduğu, taraflar fiili olarak da şirkette eşit pay ve söz sahibi olduğunu, davacı şirket aleyhine hareket etmekte ve şirket kurulduğu andan itibaren şirkete zarar verecek eylemler içinde bulunduğu, davacının, şirketteki söz ve tasarruf hakkını şirket aleyhine kullandığı tespit edildiği, şirket kuruluşu itibari ile davacı, şirketin dekorasyonu, kurulması, mali ve muhasebe masrafları, alt yapı masrafları, personel masrafları gibi bir çok masraf kalemine diğer ortak --------- ile eşit şekilde katılmadığını, şirket ortağı --------- tarafından yapıldığı, İşbu durum dekontlarla da ispat edildiği, davacının katlandığını iddia ettiği bir çok masraf kalemi, diğer şirket ortağı --------- tarafından davacıya banka aracılığı ile gönderildiğini, davacının, müvekkili şirketin aleyhine hareket etmesi ve yalnızca kendi maddi menfaatini gözetmesi sebebiyle haklı sebeple davacıyı şirket ortaklığından çıkarılma hakkını saklı tuttuğu, TTK m. 531 uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde şirket, ortağın ortaklıktan çıkarılmas...