DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket 29/04/2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 690 karar sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 73. Md. Gereği harçtan muaf olduğu, Bankacılık Kanunu 140. Maddesi gereği harç aranmaksızın sayın mahkeme huzurunda davanın görülmesini talep ettikleri, müvekkil şirketin kargo hizmeti vermekte olduğu, davalı taraftan cari hesap alacağı bulunduğu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki arasındaki cari hesap ekstresine göre davalı tarafın, müvekkil şirkete toplam borcunun 8.079,97TL olduğu, işbu alacağın tahsili amacı ile icra takibine girişildiği, borçlu şirketin takibe...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/327 Esas KARAR NO : 2025/1669 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO 2020/238 Esas - 2022/943 Karar TARİHİ: 06/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket 29/04/2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 690 karar sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 73. Md. Gereği harçtan muaf olduğu, Bankacılık Kanunu 140. Maddesi gereği harç aranmaksızın sayın mahkeme huzurunda davanın görülmesini talep ettikleri, müvekkil şirketin kargo hizmeti vermekte olduğu, davalı taraftan cari hesap alacağı bulunduğu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki arasındaki cari hesap ekstresine göre davalı tarafın, müvekkil şirkete toplam borcunun 8.079,97TL olduğu, işbu alacağın tahsili amacı ile icra takibine girişildiği, borçlu şirketin takibe haksız olarak itiraz ettiği, arabuluculuk başvurusuna rağmen borçlunun ödemeye yanaşmadığı, müvekkilin alacağının likit olduğunun davalı şirket kayıtlarında da mevcut olduğu, davalı şirketin basiretli bir tacir olup ticari defter tutma zorunluluğu bulunduğu, müvekkilin alacağının şirket defterleri incelendiğinde ispat edileceği, davalının bu haksız itirazının iptalini ve müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını engellediği için %20 icra tazminatına hükmedilmesini talep ederek, haksız itirazın iptali ve takibin devamı ile alacağın likit olmasına rağmen aleyhine başlatılan takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de yine karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil şirketin kendilerine borçlu olduğu gerekçesiyle icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinde borca, feri faizlerine ve yetkiye taraflarınca açıkça itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, işbu sebeple davacı tarafça huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı, açılan bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olup usul ve esastan reddedilmesi gerektiği, öncelikle davacı tarafından başlatılan icra takibinde yetkili yer mahkemelerinin müvekkil şirketin merkezi Konya olduğu, müvekkil ile davacı arasında var olduğu iddia edilen cari hesap sözleşmesinin dosyaya sunulduğu şekliyle gerçekleri yansıtmadığı, müvekkilin alacaklı konumunda olduğu ve davacıya borcu bulunmadığı, dolayısıyla burada bir para borcundan bahsetmenin mümkün olamayacağı, bu aşamada davacının HMK 6. Madde hükmünce genel yetki kuralına göre icra takibini ve davayı davalı müvekkilin yerleşim yeri olan ...