1- 258 sayılı ilamın 1. maddesiyle, Belediyede 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan memurlara sosyal denge zammı, doğum yardımı, evlenme yardımı gibi çeşitli adlar altında yardım olarak ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 355.047.652.000-liraya tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Uluslar arası Çalışma Örgütü (İLO) Sözleşmesi gibi anlaşma ve sözleşmelerin kamu personelinin mali haklarının iyileştirilmesini öngördüğünü, bu uluslar arası sözleşmelerin Anayasanın 90. maddesine göre kanunlara nazaran öncelikli uygulanması gerektiğini, sosyal yardım, ölüm yardımı, emekli ikramiyesi, evlenme yardımı, doğum yardımının Belediye Memurların üye olduğu Bem-Bir-Sen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden yapıldığını, ayrıca 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4. üncü maddesinde de bu ödemeler için mali takibat yapılmayacağı hükmü...
1- 258 sayılı ilamın 1. maddesiyle, Belediyede 657 sayılı kanuna tabi olarak çalışan memurlara sosyal denge zammı, doğum yardımı, evlenme yardımı gibi çeşitli adlar altında yardım olarak ek ödemede bulunulduğu gerekçesiyle 355.047.652.000-liraya tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Uluslar arası Çalışma Örgütü (İLO) Sözleşmesi gibi anlaşma ve sözleşmelerin kamu personelinin mali haklarının iyileştirilmesini öngördüğünü, bu uluslar arası sözleşmelerin Anayasanın 90. maddesine göre kanunlara nazaran öncelikli uygulanması gerektiğini, sosyal yardım, ölüm yardımı, emekli ikramiyesi, evlenme yardımı, doğum yardımının Belediye Memurların üye olduğu Bem-Bir-Sen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesine istinaden yapıldığını, ayrıca 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4. üncü maddesinde de bu ödemeler için mali takibat yapılmayacağı hükmü getirildiğinden kişi borcunun kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa’nın Toplu iş sözleşmesi hakkı başlıklı, 23.07.1995 tarih 4121 sayılı Kanunla değişik 53. maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümle, memurlar ve diğer kamu görevlilerine sendika ve üst kuruluşlarını kurabilme hakkı tanınmakta, ancak bu sendikaların toplu iş sözleşmesi değil toplu görüşme yapma ve üyeleri adına yargı mercilerine başvurma hakları bulunmakta, yine bu sendikalara Anayasanın 54. maddesinde yer verilen grev hakkı da tanınmamaktadır. Anayasanın 53. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ve ikinci fıkrasında Kanunla düzenleneceği belirtilen “toplu iş sözleşmesi”, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 2. maddesinde “İşçi Sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeler” olarak tanımlanmaktadır. Bu hükümlere göre toplu iş sözleşme hakkı sadece işçilere tanınmış olup, memur sendikalarının yalnızca toplu görüşme yapma yetkileri bulunmaktadır. 25.06.2001 tarih 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun tanımlar başlıklı 3. ma...