DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine davalı banka tarafından İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile bir icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak gösterilen 05.10.2024 tanzim tarihli, 20242 seri numaralı ve 2.220.000,00 TL bedelli çek, ön yüzündeki isim ve arka yüzündeki isim yazısı ve ciro imzası davacı tarafından düzenlenmemiş olup, üzerindeki ciro imza ve yazıları davacıya ait olmadığını, dava konusu çek, davacının bilgisi ve rızası dışında kötü niyetli üçüncü kişilerce doldurularak piyasaya sürüldüğünü, çekte davacının adının geçtiği...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1241 KARAR NO : 2025/1298 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2025 ara karar NUMARASI : 2025/378 E. DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine davalı banka tarafından İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile bir icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak gösterilen 05.10.2024 tanzim tarihli, 20242 seri numaralı ve 2.220.000,00 TL bedelli çek, ön yüzündeki isim ve arka yüzündeki isim yazısı ve ciro imzası davacı tarafından düzenlenmemiş olup, üzerindeki ciro imza ve yazıları davacıya ait olmadığını, dava konusu çek, davacının bilgisi ve rızası dışında kötü niyetli üçüncü kişilerce doldurularak piyasaya sürüldüğünü, çekte davacının adının geçtiği ciroda yer alan yazı ve rakamların tamamı davacının el ürünü olmayıp, davacının bu çek nedeniyle herhangi bir borç altına girmesi mümkün olmadığını, 102 sayılı TTKnın 677. maddesindeki "imzaların bağımsızlığı ilkesi" gereği, bir çek üzerinde yer alan sahte imzalar diğer imzaların geçerliliğini etkilemez; ancak sahte imzanın atfedildiği kişi bu sahte imzadan dolayı sorumlu tutulamayacağını dolayısıyla davacının imzasını taşımayan çek nedeniyle sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, çekte yer alan ciro zincirinde sahtecilik bulunması, çekin davacıya yüklediği borç doğurucu etkisini ortadan kaldırmakta olduğunu, icra takibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle, borçlu olmadığının tespiti için işbu menfi tespit davasının açılması zarureti doğduğunu, Müvekkilin keşidecisi olmadığı, imzasını taşımayan ve bedelsiz olan 05.10.2024 tanzim tarihli, 20242 seri numaralı, 2.220.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini; takip konusu çek nedeniyle davalı alacaklı tarafından başlatılan İstanbul Banka İcra Müdürlüğü dosyasının müvekkil bakımından ilk aşamada tedbiren durdurulmasına sonuç olarak iptalini; davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle, alacak miktarının %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 04/07/2025 tarihli ara kararıyla; "...Dava takipten sonra açılan menfi tespit istemi olup İİK 72/3 md. Kapsamında Mahkememizin takibi durdurma yetkisi bulunmadığı, imza ve yazı inkarı ile bedelsizlik iddiaları yönünden HMK 389 vd. Md. Kapsamında da ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yakın ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ...