Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı şirket vekili, davalının başka bir firma hakkında yaptığı takip talebine müvekkilinin vergi numarasını ekleyerek bu vergi numarası üzerinden müvekkili araçlarına haciz koydurduğunu, 04/08/2022 tarihinde icra dairesinden hacizlerin kaldırılması talebinde bulunulduğunu, ancak taleplerin reddine karar verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket vekili ile bizzat görüşmesine rağmen hacizlerin kaldırılmasından imtina edildiğini, bu süreçte şirket yetkilisinin bizzat icra takibinin yapıldığı Polatlıya gitmek...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1084 - 2025/2138 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1084 Esas KARAR NO : 2025/2138 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2023 NUMARASI : 2022/760 Esas, 2023/636 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı şirket vekili, davalının başka bir firma hakkında yaptığı takip talebine müvekkilinin vergi numarasını ekleyerek bu vergi numarası üzerinden müvekkili araçlarına haciz koydurduğunu, 04/08/2022 tarihinde icra dairesinden hacizlerin kaldırılması talebinde bulunulduğunu, ancak taleplerin reddine karar verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket vekili ile bizzat görüşmesine rağmen hacizlerin kaldırılmasından imtina edildiğini, bu süreçte şirket yetkilisinin bizzat icra takibinin yapıldığı Polatlıya gitmek zorunda kaldığını, bu arada yol masrafı yapılıp mesai harcandığını, yemek ücreti ödediğini, bu işlemler sebebiyle maddi zarara uğradığını, giderler ispatlanamasa bile mutad yol giderlerinin belirlenmesi gerektiğini yapılan haksız hacizler nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yüksek yargı kararlarında haczin haksız olmasının tazminat için yeterli olduğunun belirtildiğini, yapılan hacizler sebebiyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 gün, 2016/10666 Esas, 2018/7714 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ''...Haciz işleminin borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur...'' . Haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız haciz kararı olan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBKnın 49'ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre haksız takip/haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibinde kötü niyetli veya ağır kusurlu olması da gerekmektedir. Somut olayda; icra takibinde davacı şirketin takip borçlusu olmamakla birlikte borçlu şirket ile is...