Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalı şirketler tarafından inşa edilen siteden bağımsız bölüm satın ve tapuda devir aldığını, aradan geçen 2 yıldan fazla zamandır, davalı şirketin inşaat işini bitiremediğini ve bu nedenle de taşınmazı fiilen müvekkile teslim edemediğini, davalılar hakkında şirket veya kooperatif yöneticisinin dolandırıcılığı suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Basavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş olup soruşturmanın halen devam ettiğini, davalı ...'ın yetkilisi olduğu diğer bir şirket üzerinden Bodrum'da villa inşaatı yapmakta olup, her bir villanın değeri 100-150 milyon TL civarında olduğunu, davalı şirketlerin yönetiminde bir çok usulsüzlük ve yolsuzluk bulunmakta olup, davalı...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/723 KARAR NO : 2025/890
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 04/08/2025 KARAR TARİHİ : 05/08/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalı şirketler tarafından inşa edilen siteden bağımsız bölüm satın ve tapuda devir aldığını, aradan geçen 2 yıldan fazla zamandır, davalı şirketin inşaat işini bitiremediğini ve bu nedenle de taşınmazı fiilen müvekkile teslim edemediğini, davalılar hakkında şirket veya kooperatif yöneticisinin dolandırıcılığı suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Basavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş olup soruşturmanın halen devam ettiğini, davalı ...'ın yetkilisi olduğu diğer bir şirket üzerinden Bodrum'da villa inşaatı yapmakta olup, her bir villanın değeri 100-150 milyon TL civarında olduğunu, davalı şirketlerin yönetiminde bir çok usulsüzlük ve yolsuzluk bulunmakta olup, davalı şirketlere ait defter ve belgeler üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile bu husus sübut bulacağını, davalı şirketlerin yetkili organlarınca usul ve yasaya uygun yönetilmemekte ve kasten zarara uğratıldığını beyanla davalı şirketlere ivedi olarak kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Davalı şirketlere kayyım atanması istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, anonim şirketin münfesih olma durumlarının ortaya çıkması halleri dahil şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) Bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasının şartları bulunmamaktadır. Tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmesidir. Herhangi bir organ boşluğu bulunmadığı gibi kayyım atanması şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kur...