Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili ile davalı Kurum arasında 01.11.2016-31.01.2019 tarihleri arası için "21 Personel ile Tinkal ve Kolemanit Cevherlerin Vagonlardan Tahliyesi, Ambarlara Nakli ve 2 adet Loder ile Cevher Bunkerlerine Beslenmesi" işine ilişkin hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme dâhilinde üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi işçilere ait sigorta primlerini ilgili kuruma zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, buna rağmen davalı Kuruma bağlı müdürlükçe, 5510 sayılı...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/2002 - 2025/782 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/2002 KARAR NO : 2025/782 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.10.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/381 E., 2020/415 K.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili ile davalı Kurum arasında 01.11.2016-31.01.2019 tarihleri arası için "21 Personel ile Tinkal ve Kolemanit Cevherlerin Vagonlardan Tahliyesi, Ambarlara Nakli ve 2 adet Loder ile Cevher Bunkerlerine Beslenmesi" işine ilişkin hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme dâhilinde üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi işçilere ait sigorta primlerini ilgili kuruma zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, buna rağmen davalı Kuruma bağlı müdürlükçe, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Prim oranları ve devlet katkısı" bölümünü düzenleyen 81. maddesine eklenen (ı) bendine aykırı olarak, müvekkilinin yasadan yararlandığı kısma tekabül eden 28.448,19 TL'lik tutarın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olarak hak edişlerinden kesildiğini, Hazinece sağlanan bu indirimin sözleşme bedellerine ek bir talep oluşturmadığını, müvekkilinin bu kesintilerin iadesi talebinin davalı tarafça reddedildiğini ileri sürerek, bu tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) statüsünde olduğunu, davaya konu hak ediş kesintisi müvekkilini idari yönden kullandığı bir yetkinin sonucunda meydana geldiğinden davaya İdari Yargı mercilerince bakılması gerektiğini, "Asgari Ücret Desteği"nden faydalanmış olan davacı şirketin hak edişinden yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu, 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen Geçici 68. maddesinde öngörülen "Asgari Ücret Desteği" hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yayımlanan 10.02.2016 tarihli ve 2016-4 nolu Genelgenin 6. maddesinde, fiyat farkı öngörülen hizmet alımlarında ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü sözleşmelerde, Hazine tarafından karşılanacak tutarların tamamının işverenlerin hak edişlerinden kesileceğinin düzenlendiğini,...