Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı-temlik alan ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davalı bankanın 20/09/2010 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını,bu sözleşmede müvekkilinin imzası olmadığını, bu kapsamda davalı tarafından müvekkiline karşı başlatılan icra takibine konu borca ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı-temlik eden banka vekili, müvekkilinin takibe konu alacağı 26/09/2014 tarihli sözleşme ile diğer davalıya temlik ettiğini, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı-temlik alan ... A.Ş. vekili,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1067 KARAR NO: 2025/1268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2025 NUMARASI: 2024/444 Esas - 2025/321 Karar DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/10/2015 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı-temlik alan ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davalı bankanın 20/09/2010 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi başlattığını,bu sözleşmede müvekkilinin imzası olmadığını, bu kapsamda davalı tarafından müvekkiline karşı başlatılan icra takibine konu borca ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı-temlik eden banka vekili, müvekkilinin takibe konu alacağı 26/09/2014 tarihli sözleşme ile diğer davalıya temlik ettiğini, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı-temlik alan ... A.Ş. vekili, dava dışı asıl borçlu ile imzalanan 20/09/2010 ve 27/12/2010 tarihli 2 adet genel kredi sözleşmesi olduğunu, davalının 27/12/2010 tarihli sözleşmede imzası olduğunu, 20/09/2010 tarihli sözleşmede imzasının bulunmamasının davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, taksitli ticari kredi riskinin 27/12/2010 tarihinde açıldığını, esnek hesabın 19/07/2011 tarihinde eksiye düştüğünü, trio kartı için ayrı bir sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmede davacının kefalet imzası bulunduğunu, risklerinin 27/12/2010 tarihli sözleşmeden sonra oluştuğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece; 16/01/2018 tarihli karar ile,takip dayanağı 20/09/2010 tarihli sözleşme olup bu sözleşmede de davacının imzası bulunmadığını, takip konusu olmayan ve davacının imzasını içeren sözleşme nedeniyle tahkikat yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulü ile davacının icra takibine konu 20/09/2010 tarihli sözleşme ile ve takip dosyasında davalı temlik alana borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Dairemizin 2018/1152 Esas, 2019/732 Karar sayılı ve 23/05/2019 tarihli ilamıyla, mahkemece öncelikle icra takibine konu borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti, alacağın davacı imzasını içeren 27/12/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve/veya business (trio) card sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti halinde, davacının imza inkarı doğrultusunda ayrı bir inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, sadece nakit alacakların temlik edildiği, gayrinakit alacağı kapsama...