Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türkiye genelinde ... isimleri ile hizmet veren toplam 35 hastanesi ile sağlık sektöründe Türkiye de önemli bir konuma sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından işletilen hastanelerin 7/24 hizmet vermesi ve kullanılan alet ve makinelerin yüksek miktarda elektrik enerjisi tükettiğini, bu nedenle serbest tüketici konumunda olan müvekkilinin avantajlı fiyat sunan davalı şirket ile 05/12/2019 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda müvekkili şirket bağlı ortaklıklarından yüklü miktarda teminat mektuplarının güvence bedeli olarak sunduklarını, ancak devam eden süreçte müvekkili tarafından...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/421 Esas KARAR NO : 2025/477
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/08/2020 KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türkiye genelinde ... isimleri ile hizmet veren toplam 35 hastanesi ile sağlık sektöründe Türkiye de önemli bir konuma sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından işletilen hastanelerin 7/24 hizmet vermesi ve kullanılan alet ve makinelerin yüksek miktarda elektrik enerjisi tükettiğini, bu nedenle serbest tüketici konumunda olan müvekkilinin avantajlı fiyat sunan davalı şirket ile 05/12/2019 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda müvekkili şirket bağlı ortaklıklarından yüklü miktarda teminat mektuplarının güvence bedeli olarak sunduklarını, ancak devam eden süreçte müvekkili tarafından mücbir sebep maddesine uygun olarak yükümlülüklerine askıya almak istediğini davalının bunu kabul etmediğini ve haksız ve hukuka aykırı şekilde sözleşmeyi feshederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, Mart 2020 itibarı ile tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeni ile mücbir sebep halinin ortaya çıktığını, müvekkilinin ortaya çıkan bu mücbir sebepten en çok etkilenen sektörlerden birisinde faaliyet gösterdiğini, Sağlık Bakanlığının aldığı önlemler neticesinde müvekkilinin hastanelerinin %95 inin pandemi hastanesi olduğunu, bu durumun müvekkili hastanelerinin olağan çalışma düzeni dışında hizmet vermesi ve geçen yılın bir önceki dönemine göre gelirlerinin %80 den fazla düşmesine sebep olduğunu, gelinen aşamada müvekkili hastanelerinin neredeyse kamulaştırıldığını, ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 24/03/2020 tarihinde yayınlanan 518 nolu vergi usul kanunu genel tebliğ uyarınca müvekkilinde dahil olduğu sağlık hizmeti sunan kuruluşlar açısından mücbir sebep halinin resmen ilan edildiğini, buna karşın müvekkili hastanelerinin giderlerinin arttığını hastanede kullanılan en basit bir maske ve hijyen sarf malzemeleri dahi küresel kiriz nedeniyle temin edilemez ve bulunsa dahi yüksek fiyattan satın alınabilir hale geldiğini, ancak müvekkilinin karlılığı bir tarafa bıraktığını hali hazırda kamu hizmeti niteliğindeki sağlık faaliyetine devam ederek hastalara tevdavi sunabilmek, nezdindeki çalışanların istihdamlarını sürdürmek çabasına girdiğini, davalı ile yapılan sözleşme ile mücbir sebep hali ve sonuçlarının tanımlandığını, buna göre bir mücbir sebebin ortaya çıkması halinde tarafların yükümlülüklerinin iş bu sebeplerin devam ettiği sürece askıya alınacağının kabul edildiğini, davalı şirketin basiretli bir tacir olarak mücbir sebebin sonuçlarını gözönünde bulundurarak iş bu sözleşmesi akdettiğini, ancak davalının mücbir sebep nedeniyle sözleşmesel hakların kullanılmasını engelleyerek sözleşm...