Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2014/493 · K. 2025/620
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2014/493 K. 2025/620

E. 2014/493K. 2025/6208 Temmuz 2025
iadetazminatsözleşme süresibilirkişi raporumakul süresözleşmenin feshiidari işlemmaddi tazminatticari faaliyetbanka teminat mektububilirkişi incelemesikazanç kaybımaddi zararteminat mektubualacağın tespiti
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişki 2010 yılında yapılan bir protokol ile başladığını, Protokol, müvekkili davalı şirketten belli bir miktar mal (sütur ürünleri) alacağını, en az 500.000,00TL'nin %90'ı oranında satış yaptığı takdirde 903,5 oranında satış primi alacağını, taraflar arasındaki ilişkinin 05.03.2012 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile devam ettiğini, Sözleşmenin 2'inci maddesine göre, sözleşmenin konusu, bayinin (müvekkili), tanımlanan bölgede, ... ürünlerinin satılması ve dağıtımı hakkında tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğunu, taraflar arasındaki...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/493 Esas KARAR NO : 2025/620

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 08/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişki 2010 yılında yapılan bir protokol ile başladığını, Protokol, müvekkili davalı şirketten belli bir miktar mal (sütur ürünleri) alacağını, en az 500.000,00TL'nin %90'ı oranında satış yaptığı takdirde 903,5 oranında satış primi alacağını, taraflar arasındaki ilişkinin 05.03.2012 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile devam ettiğini, Sözleşmenin 2'inci maddesine göre, sözleşmenin konusu, bayinin (müvekkili), tanımlanan bölgede, ... ürünlerinin satılması ve dağıtımı hakkında tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresi 1 yıl süreyle yürürlükte kalacağını, sözleşmenin 15.03.2013 tarihi itibari ile biteceğini, ancak davalı şirketin ekte gösterilen cari hesap ekstrelerinden de görüleceği üzere, 2013 yılı boyunca mal göndermeye ve bu nedenle sözleşme ilişkisine devam ettiğini, bayilik sözleşmesi kanunen şekle tabi olmayan bir sözleşme olduğundan, sözleşme süresine ilişkin değişiklik, herhangi bir şekle uyulmadan yapılabileceğini, bu nedenle, tarafların filli ilişki ile sözleşme süresinin uzatmasının mümkün olduğunu, ancak bu halde, sözleşmenin 14.1'inci maddesinin ikinci cümlesine göre, sözleşmenin her iki tarafın yazılı onayıyla yenilenebileceği hükmü akla gelebileceği ve davalı şirket tarafından bu şekilde bir yenilemenin yapılmadığı ifade edilebileceğini, ancak şekle bağlı sözleşmeye ilişkin değişikliklerin, yine aynı şekle uyularak yapılması kuralı, rızai şekilde aranmadığını, bu nedenle bayilik sözleşmesinde, fiili ilişki ile sözleşme süresinin uzatılmasına ilişkin değişikliklerin de, belli şekle uyularak yapılmasına gerek olmadığını, fakat aksi düşünülse bile, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları şekle uymadan değişiklik yapmaları ve buna göre sözleşmeyi ifa etmeleri halinde, daha sonra ileri sürülecek şekil eksikliği İtirazı Türk Medeni Kanunu'nun 2'inci maddesine aykırı kabul edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi fiilen ifa edilerek süresiz hale geldiğini, davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, davalı şirketin, 27.11.2012 tarihinde gönderdiği yazısında ..... bölgesinde ... Üniversitesi, ... Devlet Hastanesi ve belki başka ünitelerde de bize rakip marka ürünler ile teklif verdiğinizi görüyoruz. Sizce verilen bölge dışında da olsa, bize rakip ürünlerin tarafımızdan teklif edilmesi güvenilirlik anlamında bizim için kabul edilebilir olmamaktadır. Ayrıca gene aynı bölgede ... bölgesi olarak adlandırdığımız bölge bize ait ürünleri özel hastanelere satmaya devam ettiğinizi görmekteyiz... ifadelerine yer verilerek davacıdan bu duruml...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 333

Avansın iadesi

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 222

IV. İspat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 222

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 122

II - Denkleştirme istemi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2025/411 · K. 2025/629

8 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/607 · K. 2025/604

8 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/690 · K. 2025/600

8 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/283 · K. 2025/601

8 Temmuz 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2025/206 · K. 2025/626

8 Temmuz 2025