Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA:Davacı vekili; Müvekkili Şirketin -------ışıklandırma alanında çalışma yürüten bir şirket olup, Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmakta ve Davalı şirket müvekkili şirketten ürün temin etmekte olduğunu, Diğer davalı ------ davalı şirketin tek yetkilisi olup, Esasen işlemleri şahsen yürütmekle birlikte şirketin arkasına gizlenmekte, Davalı şirketin aktif mevcudu bulunmadığından, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiği gözetilerek işbu davalının da müteselsil ve müştereken sorumluluğuna başvurulması gerekmiş olduğunu, Müvekkili ile davalılar ile aralarında yıllardır yürüttükleri iş ilişkisine bağlı gelişen bir...
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/320 Esas KARAR NO: 2025/595 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2023 KARAR TARİHİ: 17/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA:Davacı vekili; Müvekkili Şirketin -------ışıklandırma alanında çalışma yürüten bir şirket olup, Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmakta ve Davalı şirket müvekkili şirketten ürün temin etmekte olduğunu, Diğer davalı ------ davalı şirketin tek yetkilisi olup, Esasen işlemleri şahsen yürütmekle birlikte şirketin arkasına gizlenmekte, Davalı şirketin aktif mevcudu bulunmadığından, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiği gözetilerek işbu davalının da müteselsil ve müştereken sorumluluğuna başvurulması gerekmiş olduğunu, Müvekkili ile davalılar ile aralarında yıllardır yürüttükleri iş ilişkisine bağlı gelişen bir güven söz konusu olup, 2018'den bu yana davalıların ödemeleri gecikmeye başlamış fakat güven ilişkisi nedeniyle iş ilişkisi sürmeye devam etmiş olduğunu, Nisan 2018'den itibaren davalı, müvekkile 40.000,00-$ değerinde sipariş vermiş, Ekte sunulan sipariş formları ve konşimentolar incelendiğinde ürünlerin davalılara teslim edilmek üzere nakliyesinin başladığı ve Anılan ürünlerin boşaltma limanı olan --------indirilmiş olduğunu, Siparişe konu mallar Türk limanına vardığında davalı ---- şirkete vergisel nedenler ve ----- Belgesi eksikliği sebebiyle gümrükte malların indirilemediğini bildirmiş olup, Müvekkili şirketin malları, ---Belgesine sahip olduğunu,----- vergi artışı da müvekkili değil davalıları ilgilendirmekle birlikte müvekkilin bu konuda herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta, Davalılar ilgili sorunu çözmeye çalıştığını müvekkiline bildirmiş, müvekkilinin de kendisine inanarak beklemeye başlamış, Bu süreçte de davalı şirket yetkilisi ..., müvekkili şirkete borcunu ödeyeceğini bildirmişsee de herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, Aralık 2018'de davalılar yeni bir sipariş vermek istediğinde müvekkili, mağdur olmamak adına davalıların o zamana kadarki toplam borcu olan 51.678,00-$ miktarın en azından bir kısmının ödenmesini yeniden talep etmişse de davalıların, müvekkilini oyalayarak ödemeden kaçınmaya devam etmiş olduğunu, 2019 senesinde ise yine toplam borcun bir kısmını ödeyeceğini bildiren davalılar, aynı şekilde hiçbir ödeme yapmamış, Ekte sunulan ve müvekkili ile davalı arasındaki yazışmalar da davalının borcunu kabul ettiğini ve borcunu ödeme vaadiyle müvekkili durmadan bekletip oyaladığını göstermekte olup, Haziran 2019'dan bu yana ise müvekkilinin davalıya hiçbir yolla ulaşamamakta, Bu nedenle müvekkilinin alacağının tahsili için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğumuz doğmuş olduğunu, Dava konusu uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan tarafımızca arabulucu...