DAVA : Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının dava dışı takip borçlusu --------- aleyhine-------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ----------Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın şahsına ihbarname gönderdiğini, süresi içinde itiraz edemediğini, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle takip bedelinin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/62 Esas KARAR NO : 2025/512 DAVA : Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının dava dışı takip borçlusu --------- aleyhine-------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ----------Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın şahsına ihbarname gönderdiğini, süresi içinde itiraz edemediğini, davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle takip bedelinin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız yere icra takibinde borçlu olmadığını iddia eden ve bunun tespitini talep eden davacı tarafın davasının reddine, alacağı tüm sunduğu belgeler, deliller, icra dosyası ve banka kayıtları ile sabit olan müvekkili yönünden kötü niyetin mevcut olmaması ve alacağın tahsiline yönelik işlem yapılmış olması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmesini ve borcu sabit olan ve borçlu olmadığının tespitini talep eden davacının kötü niyetli olarak borçtan kaçmak ve alacağın tahsilini geciktirmek maksadı ile bu davayı ikame etmiş olması nedeniyle % 20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK'nın 89. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı kendisine takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edemediği ve borç zimmetinde sayılması üzerine bu davayı açmıştır. Dolayısıyla uyuşmazlığın temelinde, davacıya gönderilen haciz ihbarnamesinin yasaya ve gerçeğe uygun olup olmadığı konusu yatmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın bir ticari dava olduğundan söz edilemez. Zira dava ne tarafların ticari işletmeleri ile ne TTK'da düzenlenen konularla ne de TTK'nın 4. maddesinin alt bentlerinde sayılan hususlarla ilgilidir. Net olarak uyuşmazlık İİK'nın uygulanması konusu ile ilgili bulunmaktadır. Kısaca uyuşmazlık TTK'nın 4. maddesinde tarif edilen nitelikte bir ticari iş olmadığından, TTK'nın 5. maddesine göre asliye ticaret mahkemelerinde görülemez.İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan sebebin görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın ...