Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ...'ın, müvekkili ... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine T.C.İzmir .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı sözleşmeye konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadı için iş bu davayı açmak gerektiğini, davalı alacaklının müvekkili aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle icra takibi başlattığını, haksız ve dayanaksız olarak tanzim olunan ödeme emrine, süresi içerisinde itiraz edilmişse de yapılan itirazın icrayı durdurmadığını,...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/308 Esas KARAR NO : 2025/293 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı ...'ın, müvekkili ... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine T.C.İzmir .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı sözleşmeye konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadı için iş bu davayı açmak gerektiğini, davalı alacaklının müvekkili aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle icra takibi başlattığını, haksız ve dayanaksız olarak tanzim olunan ödeme emrine, süresi içerisinde itiraz edilmişse de yapılan itirazın icrayı durdurmadığını, müvekkili şirketin dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediğini, davalının davacı müvekkilinden sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, icra dosyasına konu borcun unsurlarını taşımadığından borç niteliği kazanmadığını, bu sözde borcun tahsilinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, var olduğu iddia edilen borcun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, hem asıl alacağın hem de işletilen sözde faiz ve faiz oranının tüketici hukukuna, borç ilişkilerine aykırı olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkili şirketin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, T.C.İzmir ....İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 156.376,13 TLnin ödeme tarihi olan 12.12.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun dönemdir devam eden ticari ilişkilerin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiler kapsamında müvekkili tarafından davacıya kesilen faturaların, davacı ve birlikte iş yaptıkları şahıs ve şirketler tarafından da müvekkili adına keşide edilen veyahut cirolanan çok sayıda çek mevcut olduğunu, davacı şirketin kağıt üzerinde yöneticisi farklı görünse de asıl ticari ilişkileri yürüten ve şirket adına iş yapan işbu çekte cirosu da mevcut olan ... T.C.K.Nolu ... olduğunu, ... işlerinin kötü gitmesi neticesinde borca batık durumda olup farklı şahıslar üzerine kurulan şirketler vasıtası ile ticaret yaptığını ve geçimini sağladığını, bu hususların gerek dosyaya sunulacak belgelerle, gerekse tanık anlatımları ile ispat edileceğini, bu kapsamda, müvekkili ile ... ve ... arasındaki ticari ilişki gereğince ... ve ... tarafından cirolanarak müvekkiline verilmiş çok sayıda çek bul...