İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin iplik imalat yapan bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin şirketin hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin babasının vefatından sonra 7 yıl boyunca hissedar olmasından itibaren diğer hissedarlar tarafından yönetildiğini, müvekkiline şirketle ilgili sürekli genel-geçer bilgiler verildiğini, kredi ve ipotek tesislerine imza atılmasının istenilmesi dışında şirketin mali durumu ve işlerle ilgili bilgi verilmediğini, halen müvekkilinin davalı şirketin ticari durumu hakkında net bir bilgisinin bulunmadığını, şirketin ticari durumu hakkında halen net bilgilerinin bulunmadığını, müvekkilinin kendi müşterek müteselsil kefaleti bulunması nedeniyle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1125 Esas KARAR NO: 2025/1061 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/149 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 08/05/2025 (Ara Karar Tarihi) TALEP: İhtiyati tedbir KARAR TARİHİ: 19/06/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin iplik imalat yapan bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin şirketin hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin babasının vefatından sonra 7 yıl boyunca hissedar olmasından itibaren diğer hissedarlar tarafından yönetildiğini, müvekkiline şirketle ilgili sürekli genel-geçer bilgiler verildiğini, kredi ve ipotek tesislerine imza atılmasının istenilmesi dışında şirketin mali durumu ve işlerle ilgili bilgi verilmediğini, halen müvekkilinin davalı şirketin ticari durumu hakkında net bir bilgisinin bulunmadığını, şirketin ticari durumu hakkında halen net bilgilerinin bulunmadığını, müvekkilinin kendi müşterek müteselsil kefaleti bulunması nedeniyle şirketin yüklü meblağlarda kredi kullandığının bilindiğini, müvekkilinin aynı ortaklarla hissedarı olduğu ev ve arsa üzerinde ipotek ve kredi borçlarının bulunduğunu, bu ipotek ve borçların düzenli ödenip ödenmediğinin bilinmediğini, müvekkiline yakın zamanda şirketin mali olarak iyi olmadığı izlenimini doğuracak şekilde şekilde söylemlerde bulunularak şirketin faaliyetini yürütmesi amacıyla şirketin sahip olduğu makinelerin satıldığının söylendiğini, ancak değerinin altında oldukça cüzi bedellerle satıldığını, satış işlemi için müvekkilinin onay ve rızasının da alınmadığını, yine davalı şirketin de faaliyetlerini yürüttüğü taşınmazın bir katının müvekkilinin bilgi ve rızası olmadan şubat ayında dava dışı şirkete kiralamış olduklarını müvekkilinin banka hesabına taşınmaz hissedarı olması sebebiyle yatırılan kira bedeli açıklamalı havale ile öğrenildiğini, müvekkilinin uzun yıllardır hissedar olmasına rağmen şirket gelirlerinden mahrum bırakıldığını, hiçbir zaman kar olarak bir ödeme almadıklarını, müvekkili dışındaki diğer ortakların her türlü ihtiyaçlarını şirketten karşıladıklarını, diğer ortakların kullanması amacıyla şirkete araçların alındığını, yüklü krediler içindeki şirketi ayrıca bu yolla borçlandırma yapıldığını, şirket kaynaklarının harcandığını, müvekkilinin şirket borçlarına kefil ve sorumlu tutulduğunu ancak şirket gelirlerinden, kaynak ve olanaklarından mahrum bırakıldığını ileri sürerek, dava şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, müvekkilinin ortaklık haklarının korunmasını teminen davalı şirkete kayyım atanması ile mahkemece gerekli görülecek sair önlemlerin alınmasını teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZE...