İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 2012 yılından beri %10 hissesine sahip olduğunu ve taahhüt ettiği sermaye payının tamamını şirkete ödediğini, kuruluşta üç ortaklı olan Davalı Şirket'in diğer iki ortağı hisse devri yaparak ortaklıktan çıktığını ve ...'ün davalı şirketin %90 oranında hissedarı olduğunu, kabinde de 17.09.2038 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili olarak kendisini müdür atadığını, ... tarafından şirket ile ilgili hiçbir bilgi, belge, faaliyet müvekkili ile paylaşılmadığını, davalı Şirketin güncel faaliyeti, gelir giderleri, varsa nakdi ve gayri nakdi malvarlığının ne şekilde kullanıldığı hususunda Müvekkilin hiçbir bilgisi olmadığını, ortağı olduğu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1291 Esas KARAR NO: 2025/1224 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/134 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 28/05/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) KARAR TARİHİ: 10/07/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 2012 yılından beri %10 hissesine sahip olduğunu ve taahhüt ettiği sermaye payının tamamını şirkete ödediğini, kuruluşta üç ortaklı olan Davalı Şirket'in diğer iki ortağı hisse devri yaparak ortaklıktan çıktığını ve ...'ün davalı şirketin %90 oranında hissedarı olduğunu, kabinde de 17.09.2038 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili olarak kendisini müdür atadığını, ... tarafından şirket ile ilgili hiçbir bilgi, belge, faaliyet müvekkili ile paylaşılmadığını, davalı Şirketin güncel faaliyeti, gelir giderleri, varsa nakdi ve gayri nakdi malvarlığının ne şekilde kullanıldığı hususunda Müvekkilin hiçbir bilgisi olmadığını, ortağı olduğu Şirket'te hukuka aykırı bir şekilde saf dışı bırakılmış durumda olduğunu, müvekkil, TTK uyarınca her yıl faaliyet dönemi sonunda 3 ay içerisinde yapılması gereken Genel Kurul Toplantılarına davet edilmediği gibi, herhangi bir kar payı ödemesi de almadığını belirterek; dava sonuna kadar geçerli olmak üzere şirket malvarlığına ait tüm taşınır, taşınmaz ve gayri maddi tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasına, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere müvekkilin şirket ortağı olması nedeniyle yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumlulukların doğmaması yönünde borç ve yükümlülüklerin dondurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 2025/134 Esas ve 28/05/2025 tarihli ara kararında;"HMKnun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü vey...