Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Dava;Taraflar arasında şirket faaliyetleri kapsamında değerlendirilmek ve iş akışı sağlanması suretiyle 80.000,00 Euro'nun davalı/borçlunun hesabına gönderildiği ancak davalı/borçlu yanın işbu parayı uhdesinde tutmasına rağmen taahhütün yerine getirmediği iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İspat yükü başlıklı 190 ncı maddesi "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/11 KARAR NO:2025/870 KARAR TARİHİ:19/06/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/05/2024 NUMARASI:2023/614 Esas - 2024/336 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Dava;Taraflar arasında şirket faaliyetleri kapsamında değerlendirilmek ve iş akışı sağlanması suretiyle 80.000,00 Euro'nun davalı/borçlunun hesabına gönderildiği ancak davalı/borçlu yanın işbu parayı uhdesinde tutmasına rağmen taahhütün yerine getirmediği iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İspat yükü başlıklı 190 ncı maddesi "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." ve Senetle ispat zorunluluğu başlıklı 200 ncü maddesi "(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir." hükmünü düzenlemiştir. Dava konusu olan 13.12.2019 tarihli "Serbest Havale Dekontu" incelendiğinde davacı şirket tarafından davalıya 80.000.00 EUR gönderildiği, açıklama kısmına "Serbest Havale" yazıldığı görülmüştür. Davacı şirket tarafından davalıya yapılan ödemenin kayıtlarında "Borç Olarak Gönderilen İş Avansı" olarak göründüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve havale açıklamasına serbest havale yazıldığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, miktar itibariyle davacı tarafın iddiasını yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı tarafa ne amaçla para gönderdiğini yazılı belgeyle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacı tarafın banka havalesine dayanarak takip yapması göz önünde bulundurulduğunda.." gerekçesi ile,"Davanın REDDİNE," şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili...