Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; bankanın sermaye artırımı imkanı varken ve maliye bakanlığının her yıl değerlendirme fonu değerlendirilmesine rağmen yeniden değerlendirmede sermaye artırımında oluşacak bedelsiz payları vermemesinin dava konusu olduğunu, banka ile arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, arabuluculukta anlaşma olmadığını, davacı olarak muhalefet şerhinin olduğunu, karara muhalif kaldığını, ret oyu verdiğini, yedek akçelerin esas sermayeyi aşan net mal varlığı olduğunu, bir diğer söylemle şirketin karından...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1323 KARAR NO: 2025/638 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2023 NUMARASI: 2022/624 E. - 2023/248 K. DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; bankanın sermaye artırımı imkanı varken ve maliye bakanlığının her yıl değerlendirme fonu değerlendirilmesine rağmen yeniden değerlendirmede sermaye artırımında oluşacak bedelsiz payları vermemesinin dava konusu olduğunu, banka ile arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, arabuluculukta anlaşma olmadığını, davacı olarak muhalefet şerhinin olduğunu, karara muhalif kaldığını, ret oyu verdiğini, yedek akçelerin esas sermayeyi aşan net mal varlığı olduğunu, bir diğer söylemle şirketin karından oluşan mal varlığı olduğunu, yedek akçenin bilançoda yer alan belirli bir mal varlığı demek olduğunu, yedek akçenin çeşitli amaçlar için şirketin net karından ayrılmış ortaklara dağıtılmamış birikmiş karlar olduğunu, yedek akçelerin öz sermayenin itibari sermaye ile dönem karı toplamının aşan kısmı olduğunu, öz varlığın esas sermaye ve yedek akçeler olduğunu, yedek akçenin tek kaynağının kar değil değer artışları olduğunu, yedek akçelerin beklenilmeyen kayıp ve masrafları için ayrılabileceğini ama bankada 20 yıldır böyle beklenilmeyen kayıp ve masraf olmadığını, bilanço karının aktiflerin pasifleri aşan kısmı olduğunu, net dönem karının önceki dönemden elde edilen karlardan dağıtılmayan kısımlar olduğunu, kar dağıtımı için ayrılan özel yedek akçelerin belli bir amaca tahsis edilmeyen yedek akçeleri ihtiyari yedek akçelerin dağıtılmasının mümkün olanlar olduğunu ve net dönem karı olduğunu, dağıtılabilir karın net dönem karı, serbest yedek akçeler olduğunu, TTK madde 509/2'nin paylaşılabilecek karın net dönem karı, serbest yedek akçelerden oluşacağını, yani karın TTK m 472'ye göre safi kar artı bu gaye için ayrılan yedek akçelerden oluşacağını, şirketin serbest yedek akçelerinin genel kanuni yedek akçelerin sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarınını aşan kısmının TTK m.519/3'e göre belirli bir amaca tahsis edilmemişse artan kısmının sermayeye eklenebileceğini, kayıtlı sermayeyi çıkartılmış sermayenin yönetim kurulu kararıyla ana sözleşme de belirtilmesinin zorunlu kayıtlı sermaye rakamına kadar ana sözleşmenin değiştirilebileceğini ve sermayenin artırılabileceğini, bunu davalı bankanın yıllardır yapmadığını, genel kurulun ortaya çıkmış kazancı dağılmaktan keyfi bir şekilde sarfı nazar edemeyeceğini, sermaye yedeğinin 65 Milyar TL olduğunu, davalının öze...