Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirkette "şirketin kurumsallaşması ve 3. kişiler ve ortak ile olan ilişkiler bakımından öz varlığının tespiti için yasal yollara başvurma" konusunda 25/01/2018 tarihli ve 2018/1 sayılı yönetim kurulu kararının alındığını, öz varlık tespitine ilişkin olarak Vergi Kanunu'nda, TTK'da ve Sermaye Piyasası Kanunu'nda hükümlerin bulunduğunu, öz varlık tespitlerinin, işletmelerin varlıklarının borçlarını karşılayamaması durumunda öz sermayenin şirket bünyesinde korunduğunun ispatı için, şirketlerin nevi değişiklikleri sırasında yasal zorunluluklar ile şirket birleşmelerinde yasal zorunluluklar nedeniyle ve öz varlık yapısının güçlendirilmesi amacıyla istenebileceğini belirterek, müvekkili şirketin öz varlığının bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesini...
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/300 KARAR NO : 2018/337 DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 08/03/2018 KARAR TARİHİ : 20/03/2018 Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirkette "şirketin kurumsallaşması ve 3. kişiler ve ortak ile olan ilişkiler bakımından öz varlığının tespiti için yasal yollara başvurma" konusunda 25/01/2018 tarihli ve 2018/1 sayılı yönetim kurulu kararının alındığını, öz varlık tespitine ilişkin olarak Vergi Kanunu'nda, TTK'da ve Sermaye Piyasası Kanunu'nda hükümlerin bulunduğunu, öz varlık tespitlerinin, işletmelerin varlıklarının borçlarını karşılayamaması durumunda öz sermayenin şirket bünyesinde korunduğunun ispatı için, şirketlerin nevi değişiklikleri sırasında yasal zorunluluklar ile şirket birleşmelerinde yasal zorunluluklar nedeniyle ve öz varlık yapısının güçlendirilmesi amacıyla istenebileceğini belirterek, müvekkili şirketin öz varlığının bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesini etmiştir. GEREKÇE ; Dava; öz varlık tespiti istemine ilişkindir . 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nın "Ayni Sermaye Konulabilecek Malvarlığı Unsurları" başlıklı 342. maddesinde; "Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz" ve "Değer Biçme" başlıklı 343. maddesinde; "Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular, işlem denetçisi ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir" düzenlemelerini içermektedir. Yukarıda anılan maddelerde şirkete ayni sermaye konulabilecek mal varlığı unsurları ile değer biçme şekli düzenlenmiştir. Somut davaya gelindiğinde; davacı vekili, müvekkili şirkette "şirketin kurumsallaşması ve 3. kişiler ve ortaklar ile olan ilişkiler bakımından öz varlığının tespiti" konusunda karar alındığını ileri sürmüş olup, ortada şirkete ayni sermaye olarak konulacak bir mal varlığının değerinin tespiti yönünde bir istek bulunmadığından, genel hatları ile davacı şirketin öz varlığının tespiti istendiğinden, bu hali ile TTK'nın 342 ve 343. maddelerinin uygulanma koşulunun bulunmadığı anlaşıldığından ve TTK'n...