Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2024/348 · K. 2025/276
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/348 K. 2025/276

E. 2024/348K. 2025/27611 Nisan 2025
tazminathak düşürücü süreteminat mektubuyetkili mahkememaddi tazminatiademaddi zararsözleşmenin feshizarar tazminibilirkişi raporubireysel başvuruispat yüküsebepsiz zenginleşmeyasal sürebilirkişi incelemesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/12/2019 KARAR TARİHİ:18/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ... ile aralarında 2010 yılında başlayan ve 2013 yılında yenilenen sigorta acentelik ilişkisi bulunduğunu, bu sözleşmenin süresiz olduğunu ve kanunen üç ay önceden yapılacak yazılı ihbarla feshedilebileceğini, ancak davalı şirketin 07.04.2017 tarihinde müvekkiline hiçbir gerekçe ya da bildirim sunmaksızın sözleşmeyi haksız ve usulsüz şekilde feshettiğini, müvekkili şirkete bu fesih bildiriminin ulaşmadığını ve sistem kaynaklı teknik bir sorun olduğu ileri sürülerek bilgilendirilmediğini, feshi ancak bölge müdürlüğüne yaptığı bireysel başvuru sonucu tesadüfen öğrendiğini, taraflar arasında uzun...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/682 Esas KARAR NO :2025/224

DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/12/2019 KARAR TARİHİ:18/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ... ile aralarında 2010 yılında başlayan ve 2013 yılında yenilenen sigorta acentelik ilişkisi bulunduğunu, bu sözleşmenin süresiz olduğunu ve kanunen üç ay önceden yapılacak yazılı ihbarla feshedilebileceğini, ancak davalı şirketin 07.04.2017 tarihinde müvekkiline hiçbir gerekçe ya da bildirim sunmaksızın sözleşmeyi haksız ve usulsüz şekilde feshettiğini, müvekkili şirkete bu fesih bildiriminin ulaşmadığını ve sistem kaynaklı teknik bir sorun olduğu ileri sürülerek bilgilendirilmediğini, feshi ancak bölge müdürlüğüne yaptığı bireysel başvuru sonucu tesadüfen öğrendiğini, taraflar arasında uzun süredir devam eden acentelik ilişkisi ve bu süreçte müvekkilinin davalı şirkete kazandırdığı müşteri portföyü göz önünde bulundurulduğunda, fesih kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ve bu durumun kötü niyetli bir uygulama olduğunu, bu fesih nedeniyle müvekkilinin komisyon gelirlerinden, müşteri portföyünden ve ticari itibarından önemli ölçüde kayba uğradığını, müvekkilinin geçmiş yıllara ait üretim tablosunun incelenmesiyle zararın açıkça görülebileceğini, ayrıca söz konusu fesih bildirimi Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde de 25.04.2017 tarihinde ilan edilerek müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin davalı şirketle çalışabilmek adına bankaya 40.000 TL depozit vererek teminat mektubu almak zorunda kaldığını ve bu teminat mektubunun da fesih tarihinden çok sonra, 30.09.2018 tarihinde iade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin hem finansal hem de operasyonel olarak zarar gördüğünü, davalı şirketin müvekkiline ait poliçeleri başka acentelere yönlendirerek sigortalılarla sözleşmelerini yenilediğini ve bu şekilde müvekkilinin gelir kaybına sebep olduğunu, fesih nedeniyle doğan maddi zararlarının yanı sıra ticari itibarın zedelenmesinden kaynaklı manevi zararlarının da oluştuğunu, Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Sigortacılık Kanunu gereğince davalı tarafın bu zararları tazminle yükümlü olduğunu, bu nedenlerle söz konusu haksız fesih nedeniyle müvekkilinin zararlarının giderilmesi amacıyla belirsiz alacak davası açıldığını ve zarar tutarının bilirkişi incelemesi sonucunda netleştirilmek üzere şimdilik 50.000 TL dava değeri üzerinden dava ikame edildiğini, fiili fesih tarihi olan 07.04.2017den itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte zararların davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk kurumuna başvurmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğin...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 121

I - Sebepleri

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/468 · K. 2025/269

11 Nisan 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/364 · K. 2025/268

11 Nisan 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/168 · K. 2025/271

11 Nisan 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2025/164 · K. 2025/273

11 Nisan 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/649 · K. 2025/274

11 Nisan 2025